Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
5 yıllık bir emeğin tohumu Veba Geceleri. Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Türk yazar Orhan Pamuk ve onun çiçeği burnunda yapıtı, edebiyat dünyasında merakla ve heyecanla beklenen kitapların başında gelmektedir. Kuşkusuz her kitabı edebiyat camiasında bir sansasyon yaratmıştır. Veba Geceleri bir distopyayı çağrıştırmaktır, nitekim öyledir de. Salgının, karantinanın baş gösterdiği küçük distopya 1901 yılında Osmanlı Devleti’nde geçmektedir. Aşk, siyaset, mücadele ve bunların kaçınılmaz getirileri olan üzüntüler ve acılar hiç kuşkusuz okuyucuyu derinden etkileyecektir. Şimdiden adından fazlasıyla söz ettiren bu eser hakkında alıntılar yapmaktan kaçınıyorum. Zira heyecan ve üzüntünün boy gösterdiği bu eserde Orhan Pamuk bizleri tinsel açıdan etkilediği gibi aynı zamanda da Osmanlı’nın kültürel ve otantik sokaklarında nostaljik bir gezintiye çıkaracaktır. Heyecanla beklenen eserin vurguladığı ana tema isminden de anlaşılacağı üzere bir salgındır.
Hayatımızın merkezine yerleşmiş olan bir salgının mücadelesini verirken edebi olarak karşımıza çıkan bu eser bizler için bir oldukça önemli edebi bir şanstır. İnsanlık olarak ihtiyaç duyduğumuz empatik yönelimlerin ve salgında ki tutumlarımızın gelişimi ve izlenimi için edebi anlamda güncel bir mihenk taşı olacağını ümit ediyorum.