Sen, beni asla, asla tanımayan, bir su birikintisinin yanından geçercesine yanımdan geçip giden, bir taşa basarcasına üstüme basan,hep, ama hep yoluna devam eden ve beni sonsuz bir bekleyiş içerisinde bırakan sen, kimsin ki benim için?
Onunla iki ayrı kutuptuk. Geçmiş beni büyütürdü, bana iyi hissettirirdi, minnet etmemi sağlardı, kopartamadığım yaralar yarın düşmeme sebep olurdu. O benim her yaram kanadığın da yeniden ağlardı. O geçmişten kaçardı, ben geçmişe koşardım. O yalnızlık isterdi, bense yalnızca onu isterdim.
Ve sevgilim
Artık biliyorum. Bizim için başka bir ihtimal yok. Hangi evrende olursak olalım sen beni o uçurumdan iteceksin ve ben senin gidişlerini bile seveceğim.
"Çoğu kişi kitapları dünyadan bir kaçış olarak değerlendirirdi. Bir karakterin yerine geçip bambaşka bir dünyaya dalmak, kısa bir süreliğine de olsa kim olduğundan, ne olduğundan uzaklaşmak..."