Sanırım kitabın güzelliğinden bahsetmeye kapağından başlamam gerekecek.
Albenisi çok çok yüksek. Sürekli olarak altını çizdiğim çizerken de kıyamadığım sayfalar oldu benim için. Bi yandan okurken büyülendim bi yandan da araya kalemin girip dikkatimi dağıtmasını istemedim.Bi yerlere cümle ararken sık sık kitabın içinde buldum kendimi.Ki dopdolu sayfalar. İçimi dolduran satırlar. Hissettiklerimin vücüt bulmuş hali. Ve, yalnızca bir not düştüm ilk sayfaya "Tekrar gel.. "
Mutluluk, bir seyahat şekli olması gerekirken bir gün bir türlü ulaşılamayan hayali istasyonlar haline geliyor. Bir gün kahkahalarla güldüğümüz bir espriye, bir başka gün tebessüm etmekte zorlanıyoruz. Su bazen sıfır derecede donmuyor, bazen kaynamıyor yüz derecede.
Söylenen her söz binamıza yeni bir tuğla ekler. Bu yüzden ağzımızdan kaçmamalı kelimeler. Onlar bizim mahkumlarımızdır, izin verdiğimizde çıkmalılar dışarıya.Puplis Syrus ne kadar haklı "Konuştuğuma çok kere pişman oldum. Fakat sustuğuma asla!."