Norveç edebiyatının dahi, aykırı ve modernist öncüsü Knut Hamsun’un 1890 yılında yayımlanan ve kendisine Nobel Edebiyat Ödülü’nün kapılarını aralayan dünya sarsıcı eseri "Açlık", modern edebiyatta bireyin iç dünyasını, varoluşsal sancılarını ve bilincin parçalanışını işleyen ilk ve en görkemli başyapıtlardan biridir. Roman; Christiania (Oslo) sokaklarında bir lokma ekmeğe muhtaç halde dolaşan, gururundan ve entelektüel kimliğinden ödün vermemek için direnen isimsiz bir yazarın trajik varoluş mücadelesini odağına alır. Hamsun; geleneksel olay örgüsü kalıplarını tamamen yıkarak, fiziksel açlığın insan psikolojisi, ahlakı ve algısı üzerindeki o yıkıcı ve sanrılı etkilerini muazzam bir bilinç akışı tekniğiyle işler. Kahramanımız açlıktan kıvranırken bile toplumun acımasız ikiyüzlülüğüne meydan okur, gururunu bir zırh gibi kuşanır ve zihninin yarattığı o deha ile delilik arasındaki ince çizgide yürür. Kitap; sadece midenin boşluğunu değil, modern insanın toplum içindeki o devasa yalnızlığını, yabancılaşmasını ve anlam arayışını cerrah titizliğiyle deşen, okuyucunun ruhunda derin ve sarsıcı bir iz bırakan zamansız bir edebi anıttır.
Açlık zihnimi bulandırdıkça, etrafımdaki her şey daha net, daha keskin bir hal alıyordu. Sanki açlık beni öldürmüyor, aksine bu dünyanın o iğrenç ve yalın gerçekliğine karşı ruhumu tamamen çıplak bırakıyordu."
İnsan psikolojisinin sınırlarını,açlık,gurur ve varoluş sancısını derinlemesine işleyen ve kendinden sonraki büyük yazarlarada ilham olan içsel dünyanın dehlizlerine ışık tutan kitap, harika anlatımı okuma keyfi ile aç gencin ızdırabı arasında gidip geldiğiniz bir mücadele