Bende kimsenin yeri kolay kolay sallanmaz. O yerden düştüyseniz eğer bunun için çok uğraşmış olmalısınız…
İnsan ve Duygular
Ama nasıl?
Biriniz gönlünden, kardeşine faydalı bir öğüt geçiriyorsa onu söylesin. (İbni Adiyy) Yeni taşındığım da komşumun kapısında nazar boncuğu asılıydı.Birbirimiz tanımadığımız için bir şey demedim. Sonra ki zamanlarda komşuluk hakkını gözeterek ilgi gösterdim. Söylediklerimi hangi niyetle söylediğim kıvamına gelince o zaman nazar boncuğu dinimizde yok dedim(#169907123). Çocuklar astı bende tasvip etmiyordum dedi hemen kaldırdı. Tebliğ etmek dile kolay geliyor ama nasıl edeceğimizi konusunda sıkıntılarımız var ki benimde vardı. Hocamız tebliğ için derdi ki önce ilgi sonra bilgi. Yani o kişiyle bağ kurmadan pattadanak rencide ederek söylememek lazım hem biz ne kadarını uygalayabiliyoruz ki üstten konuşalım (ki kalan ömrümüzde bu yolda sabit kalacak mıyız mâlum.) Burda bile yorum yazarken çekinerek yazıyorum çoğu kez vazgeçiyorum. Çünkü mimik olmayınca uslup sertmiş gibi oluyor.Bazen niyetimi belli etmek için yazdıktan sonra gül koyuyorum ama o da bazen samimi gelmiyor. Neyse öyle işte kolay görünen ama mesuliyeti ağır işler.
Duygu ve Düşünce
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Sevmeler yalan olunca gitmeler kolay olur...🍂🥀
Alıntı
Çevremden biri beni çok kolay influence eder anlatırken sepetime attıgım ürünler bile olur Allahım sen kazandığım parayı düzgün harcayacağım günleri nasip et zengin bir bey bulursam onunkinide harcarım - gelmesin ordan zengin avcısı zaten benim param var yallah
Şu hayatta ;
İnsan en kolay kendisini kandırır , Unuttum der unutamaz Acımıyor der ama acır İyiyim der ama kötüdür …!!
Hayatınızı yaşayın
Biliyorum bunu söylemesi kolay ama yine de söylenmesi gereken bir söz. Bazen bu sözün önemini unutabiliyoruz. Ben de unutmuş sayılırdım ta ki hatırlayana kadar. Saat şu an 04.30, ben ise tam olarak bilgisayarın karşısında oturup şehrin uyanışını karşılıyorum. Dün gece pek uyuyamadım. En sevdiğim dizi olan Sex and the City’ nin devam dizisi olan And Just Like That’ in ikinci ve üçüncü bölümünü izledim. Belki henüz izlemeyenler ya da yolu Sex and the City ile karşılaşmayanlar vardır. O yüzden spoiler vermek istemiyorum ama değinmeden edemeyeceğim. Dizideki o veda bana hayat hakkında düşündürdü. Yıllar çok çabuk geçiyor ve biz sahip olduğumuz anların değerinin ne kadar farkındayız? Açıkçası ben şu an 19 yaşındayım ve bir süredir kendi hayatını erteleyen birisiyim. İlerleyen yıllarda büyük ihtimalle özleyeceğim bir gençlik dönemi. Peki bu gençlik dönemini ne kadar özlenebilir yaşıyorum, işte orada karşımda büyük bir soru işareti duruyor. Bu soru işaretinin cevaplanma vaktinin geldiğini hissediyorum. Sahip olduğum anın kıymetini bilip anın içinde olabilmeyi diliyorum. Belki benimle aynı şeyleri hisseden birileri vardır. Onlara söylemek istediklerim şu aslında, onlara söylerken kendime de söylemiş sayılırım. Size umursamaz ya da çevrenize karşı umursamaz olun demiyorum ama unutmayın sahip olduğumuz tek bir hayat var. O da kendi hayatımız. O yüzden hayallerinizin peşinden gidin, bu hayatta deneyimlemek istediğiniz şeylerin ardına düşün. Kendi hayatınızı bir konuk oyuncu gibi izlemektense başrol olmayı seçin. Umarım keyif almışsınızdır. Buraya kadar okuyan herkese teşekkürler.
Hayata Dair