Puan vermedi·208 syf.··
2026 44. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 12:51
Dürüst olalım bu kitapta yazılanları birinin twitter “floodunda” okusak net linçlendiğini de görürdük Akıcı, kolay okunan bir kitap olması bir kitabın güzel bulunması için tek kıstas olmamalı bence. Bir yazarın ortak acılarımızı ele alırken okur olarak benim hissettiğim duyguları aynen benim gibi yazması o yazarı empat değil “yetersiz anlatıcı” yapar. Acıyı öyle bir ifade etmeli ki tüylerimi ürpertmeli, gözyaşım boncuk olup kirpik diplerimde beklemeli… yoksa babam öldü, ölüyor ikisi farklı şeyler yazmakla akılda kalıcı, vurucu bir kitap yazmış olmuyor insan. Anı-romanmış, yazar da ödüllüymüş, instagramda okuyan herkes hüngür şakır ağlamış. MIŞ DA MIŞ yani Bazen kitap yorumlarının ne kadarı gerçekten ne kadarı çıkar kaygısı taşıyor diye düşünmeden edemiyorum, hissinde samimi olan için söz meclisten dışarı tabii ki. Kısacası sosyal medyada şişirildiğini düşünüyorum, punto boylarıyla, bölüm sonlarının bittiği yerde sayfayı bitirmesiyle 200 sayfa olmuş kitap, 100-120 sayfada da bitermiş. #bahçıvanveölüm
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,4bin okunma
Bana Bir Çıkış Değil, Bir Uçurum Gösterdi
Puan vermedi·279 syf.··
2026 48. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 17:00
Cehenneme Övgü’yü bitirdiğimde hissettiğim ilk şey şaşırtıcı bir nötrlük oldu. Ne büyük bir hayranlık ne de derin bir hayal kırıklığı yaşadım. Romanlarda kendimi genellikle daha rahat hissediyorum, yazarın ne demek istediğini daha kolay yakalayıp yorum yapabiliyorum. Ama düşünce ve deneme kitaplarında o kadar güçlü olmadığımı düşünüyorum. Bir şeyleri kaçırıyor ya da yeterince derin kavrayamıyor olabilirim diye sorguluyorum kendimi. Bu kitapta da tam olarak öyle oldu. Gündüz Vassaf’ın değindiği konular önemsiz değil. Eğitimden aileye, otoriteden özgürlük anlayışına kadar birçok kritik meseleye dokunuyor. Ancak kitap boyunca bende oluşan en baskın his şuydu: Sanki bir uçurumun kenarındayım ve yazar sürekli aşağıyı göstererek “burası cehennem, düşersen ölürsün” diyor. Tamam, farkındayım ama ben o sırada “nasıl kurtulurum?” diye çıkış yolu arıyorum. Vassaf ise bana sadece karanlığı ve tehlikeyi gösteriyor, çözüm konusunda ise bilinçli bir sessizlik tercih ediyor. Belki de bu yüzden anlatılanlardan çok, anlatılma biçimine takıldım. Yazar yer yer topluma ayna tutmaktan ziyade topluma kızgın gibi yazmış. “Bakın, sonunda bunlar olacak” der gibi bir tonu var. Bu öfke bazı okurları sarsabilir ama bende “neden bu kadar uç örneklerle genelleme yapıyor?” sorusunu yarattı. Verilen örneklerin çoğu bana fazla aşırı ve gerçek hayattan kopuk geldi. Kitabın en güçlü yanı kesinlikle bazı çarpıcı cümleleri ve aforizmaları. Altını çizdiğim, aklımda kalan birçok güzel ifade oldu. Fakat zamanla şu soruyu sormaya başladım: Bu kadar etkileyici cümleler gerçekten derin bir düşünce bütünlüğü mü sağlıyor, yoksa güzel yazılmış cümlelerin büyüsüne mi kapılıyoruz? Bir diğer sıkıntım da yazarın kendi tezlerini zaman zaman çürütmesiydi. Bir bölümde susmanın, konuşmamanın değerinden bahsederken
Cehenneme ÖvgüGündüz Vassaf · İletişim Yayınları · 202512,9bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
“İçinizde kim günahsızsa, ilk taşı o atsın!”
10/10
·472 syf.··
Beğendi
·
2026 58. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 03:25
İnsanın içine yerleşmiş önyargıları, ahlaki yargıları ve kolayca verdiği hükümleri sorgulayan Yeşil Peri Gecesi , aynı zamanda ebeveynliğin, çürümüş aile bağlarının, sevgisizliğin ve ilgisizliğin hatta bencilliğin romanı da! Dünyaya getirilmiş bir çocuğun kendini bir yere ait hissedememesinin hayal kırıklığı… Suçlu kim sorusunun etrafında çürüyen hayatlar! Şebnem’in hayatını okurken kendimi sık sık bir yargıcın koltuğunda yakaladım. Onun seçimlerini, hatalarını, savruluşlarını sorgularken bir noktada şu gerçekle yüzleştim: İnsanların hayatlarına uzaktan bakmak ne kadar kolay, o hayatı yaşamak ise ne kadar zor. Bir insanı sadece sonuçlarıyla değerlendirmek, onu o noktaya getiren kırılmaları görmezden gelmek demek. Ayfer Tunç , Şebnem’in hikâyesi üzerinden toplumun güzellik, kadınlık, sınıf ve ahlak anlayışını büyük bir ustalıkla masaya yatırıyor. Roman boyunca herkes birbirini yargılıyor; aileler çocuklarını, erkekler kadınları, toplum ise kendine benzemeyeni… Ama sayfalar ilerledikçe şu soru zihne yerleşiyor: Gerçekten masum olan var mı? Bu kitabı okurken hissettiğim en baskın duygu hüzün değil, öfkeydi! Şebnem’in yaşadıkları tek bir kişinin trajedisi değil; sevgi eksikliğinin, dışlanmanın, görünüşe verilen değerin ve insanı anlamadan etiketlemenin yarattığı ortak bir yaraydı. Romanın sonunda karakterleri suçlamaktan çok onları anlamaya çalışırken buldum kendimi en çok Şebnem’i… Anneyi anlamak istemedim hatta o kadar çok kızdım ki kalbimde yer etmedi. Yazarın alıntıladığı cümle zihnimde öylece durdu “GÖKYÜZÜ GİBİ BİR ŞEY BU ÇOCUKLUK, HİÇBİR YERE GİTMİYOR.” Çünkü ölene kadar sorumlusunuz, zarar verdiğiniz, sevmediğiniz sarıp sarmalamadığınız çocuklarınızdan… Yeşil Peri Gecesi , insanın karanlık taraflarını anlatırken bile merhameti elden bırakmayan güçlü bir roman. Belki de
1000Kitap
Yeşil Peri GecesiAyfer Tunç · Can Yayınları · 201611,7bin okunma
Puan vermedi·360 syf.··
2026 77. kitabı
·
49 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 11:16
Kitapta, erken kalmanın önemi, bunun nasıl sağlanabileceği, erken kalkıp planlı yaşamanın hayatımıza katacağı değerler ve devam ettirmeye dair tavsiyeler anlatılıyor. Ayrıca bu hususta formüller de (66 gün – 20/20/20: 20 dakika egzersiz, 20 dakika kişisel gelişim, 20 dakika planlama) veriliyor. Elbette ki modern hayatta bizi bağlayan tv, telefon, bilgisayar, sosyal medya ve alışkanlıklardan kurtulup erken yatıp erken kalmak kolay değil. İşin sırrı da burada gizli zaten. Zor olan ve başkalarının yapamadığını yapabilirsen başarıya ulaşırsın. Kitap biraz fazla idealist ya da hayali gelebilir. Yine de sabah erken kalmak için ilham verici ve okumaya değer bir eser. Kitaptaki öneriler uygulanabildiği takdirde insanın hayatında çok önemli değişiklikler meydana gelebilir. Bence konu biraz daha kısa anlatılabilirdi. - Gününüzün başlangıcına özen gösterin, gününüzün geri kalanı başının çaresine bakacaktır. - Sabahlarınızı kucaklayın. Hayatınızı güzelleştirin. - En iyi halini bulmak için en zayıf halini yok etmelisin. - Bahanelerden dâhi çıkmaz. - Zor duygulardan kurtulmanın en kolay yolu onlarla yüzleşecek bilgeliğe ve cesarete sahip olmaktır. İyileşmek için önce hissetmeniz gerekir. - Çaba harcamayanlar için hiçbir şey yolunda gitmez. - Yarın bir gerçek değil, bir vaattir. Her sabahın tadını çıkar ve yeryüzündeki her gününün kıymetini bil.
Sabah 5 KulübüRobin Sharma · Pegasus Yayınları · 2023402 okunma
Bizimle değilsin Marloo, üzgünüm :)
Puan vermedi·216 syf.·
2026 170. kitabı
Arkadaşlar başıma bir şey gelmeyecekse öncelikle bir önceki incelemedeki gibi bir yorumla geleceğimden şüpheniz olmasın ve bir daha bir daha diyorum ki bestseller kitaplar gerçekten fazlasıyla şişirilmiş gereksiz bir satış rekoruna ulaşmış diye düşünüyorum, elbetteki benim gibi düşünmüyor olabilirsiniz ama ben ruhsal ve içsel yolculuğa bir kabile ile aylarca devam ederek ulaşılabileceğine asla inanmıyorum. Bunun çok daha başka yolları olduğunu biliyoruz bir çok ritüel var bu da onlardan biri belki ama bu kadar ilkel bir şekilde yaşayıp yılandan tutun da karıncaya varana kadar yemek başımızın üzerinde deve derisiyle gezmek, bir çölü yalınayak aylarca yürümek, bir çok günlük ihtiyacınızı farklı şekillerde gidermek inanılmaz iğrenç ötesi bunlara şahitlik etmekte midemi bulandırdı açıkçası ve ben beni derinden etkileyen hiçbir şey yaşadığımı söyleyemeyeceğim pek, yaralı insanları tedavi etmeleri okey farklı bir yöntem ama buna günümüzde geliştirilmiş bir çok tıbbi metotla zaten erişebiliyoruz şükürler olsun. Ruhsal bir deneyimden bahsediyorsak dini eylemlerle de bunu yapabiliriz, inancı yoksa insanların farklı ritüellerle de buna ulaşıyorlar. Yani aklıselim bir insanın kalkıp bir kabileye öyle ya da böyle karışıp yalınayak onların saçma sapan kıyafetleriyle yol alması, olanlara tanıklık etmesi emin olun ki sadece var olduğu o an içindeki ambiyans için geçerli oradan kurtulup günlük yaşamımıza döndüğünüzde elbetteki yaşadıklarınızı unutamazsınız birer deneyim olarak kalırlar ancak var olduğunuz hayata çok kolay adapte olacaksınızdır çünkü medeniyet her şeydir sahip olduklarınızdan vazgeçemezsiniz bir bilgeliğe ulaşmak için de bu eziyetlere katlanmanın çok anlamsız olduğunu düşünüyorum kaldı ki yazar da sonrasında kendi dünyasına çok çabuk adapte oluyor zaten:) Ve kltap
Bir Çift YürekMarlo Morgan · Nemesis Kitap · 202527,5bin okunma
Alice Fenney Güzel Çirkin
10/10
·312 syf.··
2026 40. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 16:07
Hayatımda beni aşırı geren en güzel gerilim kitaplarından birisi oldu. Daha ilk sayfalardan itibaren yarattığı gizem duygusu ve tedirgin edici atmosferiyle beni içine çekmeyi başardı. Yazarın diğer kitaplarını da okumuştum ama bu kitap bambaşka. Ters köşe üstüne ters köşe yaşadım ve bir noktadan sonra hiçbir karaktere güvenemez hâle geldim. Grady Green ve karısı Abby, evliliklerinde sorunlar yaşayan bir çift. Ancak bir gece Abby'nin aniden ortadan kaybolmasıyla her şey değişiyor. Grady, eşini bulmaya çalışırken sadece bir kaybın peşine düşmüyor; aynı zamanda geçmişin sakladığı sırlarla da yüzleşmek zorunda kalıyor. Fakat asıl soru şu: Abby gerçekten kayıp mı, yoksa görünen hikâyenin altında çok daha karanlık bir gerçek mi yatıyor? Kitabı okurken en çok hoşuma giden şey, hiçbir karaktere tamamen güvenememem oldu. Her yeni bölümde fikrim değişti ve olayları yeniden değerlendirmek zorunda kaldım. Bu da kitabın merak unsurunu sürekli canlı tuttu. Özellikle psikolojik gerilim yönü oldukça güçlü; karakterlerin düşünceleri ve davranışları hikâyeye ayrı bir derinlik katıyor. Bazı karakterlere sinir oldum. Spoiler vermemek için bunlara değinmek istemiyorum değerli okurlar. Kitap boyunca sürekli "Gerçek ne?" diye sorguladım. Her bulduğumu sandığım cevap, birkaç sayfa sonra tamamen değişti. Özellikle son bölümlerde yaşadığım şaşkınlığı uzun zamandır hiçbir gerilim kitabında yaşamamıştım. Eğer psikolojik gerilim, gizem ve ters köşe sonları seviyorsanız, bu kitaba kesinlikle bir şans vermelisiniz. Alice Feeney'in anlatımı akıcı olduğu için kitap kendini kolay okutuyor. Bölümler kısa ve sürükleyici olduğu için sürekli "bir bölüm daha okuyayım" hissi oluşturuyor. Kendisi en sevdiğim yazarlardan birisi olduğu için bu kitabı da çok severek okudum. Ayrıca en etkileyici
1000Kitap
Güzel ÇirkinAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20251,895 okunma