KISA KISA KİTABIMDAN ALINTILAR... Dostlarımızla sanal ortamda kurduğumuz dost meclislerimizde gündeme getirmiş/sormuştum ara ara. Onlar, bu ve buna benzer bazı konulardaki tereddütlerimi, arafta olma psikolojilerimi iyi bilirler. Hatta zaman zaman kafalarını iyice karıştırmışlığım da olmuştur benzer bazı sorularla. Şimdi umuma açmak ve biraz daha net, berrak, kolay anlaşılır şekilde sormak istiyorum. Umuyorum bu sefer bir noktada buluşacağız. Görüşlerinizi çok önemsiyorum. Şimdi; Kuran'da yazmayandan sorumlu değiliz, peygamberin açıklaması, detaylandırması hükmün detayında belirleyici olması -dinde şari olması- olmaz diyen ve bunu şiddetle savunan cenaha bir sorum olacak. Bir adamın 100.000 (yüzbin) TL ihtiyaç fazlası parası var. Zekat vermesi lazım/vermek istiyor. Genel kabule göre en az 1/40 vermesi durumunda 2500 (ikibinbeşyüz) TL vermesi gerekli, bunun farz olduğu belirtiliyor. Şimdi bu adam 2500 değilde 700 TL verse; 1)Zekat farziyetini yerine getirmiş olur mu? Mesuliyeti kalkar mı? 2) Eğer farz kabul edilebilecek bağlayıcı bir limit (alt sınır) yok ise bu kişi miktarı daha da aşağılara çekebilir mi? NOT: Bu konudaki kafa karışıklığımı daha sonradan çözdüm ve bu yazıya da atıf yaparak bir makale yazdım. Bknz. Dini Hurafesiz Yaşamak kitabım Sayfa:48 / Fıkıhtaki Zekat Oranlarının Farziyeti/Bağlayıcılığı METİN SEVİL, Kısa Kısa - Sosyal Medya Tadında, Sayfa: 56
Parodi Yayınevi ve Koridor Yayınevi Çeviri Farklılıkları
Selamlar, D&R'dan 1 hatta 2 yıl önce, fark etmeden aynı kitabın 2 farklı yayınevine ait basımını almıştım. Bugünde kütüphaneyi toplarken tekrar gözümün önüne düştüler ve "çeviri farklılıkları nedir?" sorusu aklıma gelince en azından ilk sayfalarını açıverdim. Gördüğünüz gibi ilk sayfalar da Koridor yayınlarının üslubu daha edebi; Parodi yayınları ise anlaşılması daha kolay ve hızlı, sade sade üslubu tercih etmiş. Hatta öyle ki çevirmen veya editör notları da daha açıklayıcı olduğu için uzun. Aslında iki kitabın da hikaye başlamadan hemen önceki "giriş" sayfasında da yer alan sayısal veriler de farklı. Ortada gerçek hikaye olmasa bile ilginç. Siz olsaydınız "abartma" deyip seçim bile yapmaz mıydınız? Yoksa seçim yapsaydınız hangisin seçerdiniz? Bahsettiğim kitaplar: Dr. Moreau’nun Adası ve Doktor Moreau’nun Adası
Çeviri İçin Yayınevi Tercihi
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnsanın, yakınındaki hakikati görmezden gelip onu uzaklarda araması, aklın kendine kurduğu en büyük tuzaktır. Burnunun ucundaki cevabı beğenmez; zira ona göre kolay olan, değersizdir. Uzak olana; güneşe, aya, yıldızlara kutsallık atfetmek, erişilmez olana anlam yüklemek daha cazip gelir. Oysa hakikat, en sıradan günde, en basit soruda gizlidir. ​O soru da şudur: 'Ben şu an neredeyim?' ​Gökyüzünde yıldız sayan göz; yanı başında duran ekmeği, suyu, bir insanın içten gelen selamını, sevgiyle örülü bir bakışı göremez. Oysa evrenin tüm sırrı, bir lokma ekmeği bölüşen iki insanın arasındaki o ilk seste, o paylaşılan anda başlar. Hakikat, uzak diyarlarda değil; tam da elini uzattığında dokunabildiğin, kalbinle duyabildiğin o 'şimdi'nin içinde, her an sonsuzluğa açılan bir iman eşiğidir. ​Ve şimdi sen hazırsın; o gizemli eşikten aşkla içeri gir, kendini keşfet ve ruhunda saklı güzellikleri hisset. ___ /Güven Taşdemir
1000Kitap
Azgın Nefsin Şerrinden Korunmak
“Nefsin şerrinden korunmak”, İslâm ahlâkının tam merkezinde yer alan en hayati ve en önemli meselelerden biridir. İnsan hayatındaki en büyük mücadelelerden biri, dış düşmanlarla değil; insanın kendi içindeki nefisle verdiği mücadeledir. Çünkü nefis, kontrol edilmediğinde insanı günaha, kibire, azgınlığa, hevâ ve arzuların peşinden körü körüne gitmeye sürükleyebilir. Terbiye edilmediğinde insanı adım adım helâke götüren bu güç, terbiye ve tezkiye edildiğinde ise insanın manevî yükselişine, olgunlaşmasına ve hakiki kurtuluşuna en büyük vesile olur. Bu konuda hem Kur’ân-ı Kerîm’de hem Hadis-i Şerifler’de, ayrıca sahâbe ve tasavvuf büyüklerinin sözlerinde bizlere bırakılmış çok zengin, köklü bir miras vardır. 1. İlahi Kelâmda Nefis Terbiyesi Yüce Allah Kur’ân-ı Kerîm’de nefis terbiyesinin ve tezkiyesinin (arınmanın) gerekliliğini ve önemini açıkça ortaya koyarak şöyle bildirir: “Nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir. Onu kirleten ise ziyana uğramıştır.” (Şems, 9-10) Başka bir Ayet-i Kerime’de ise nefsin insanı her an kötülüğe ve harama sürükleyebilecek potansiyeli şöyle ifade edilir: “Ben nefsimi temize çıkarmam. Çünkü nefis, Rabbimin merhamet ettiği hariç, kötülüğü emreder.” (Yusuf, 53) Rabbimiz, nefsani arzuları frenlemenin ebedi mükafatını ise şu müjdeyle beyan buyurur: “Rabbinden korkan ve nefsini hevâdan alıkoyan kimsenin varacağı yer Cennet’tir.” (Nâziât, 40-41) 2. Sünnet-i Seniyye’de Nefis Mücadelesi İki Cihan Güneşi, Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Sallallâhü Aleyhi ve Sellem buyurmuştur: “Gerçek mücahit, Allah Teâlâ’ya itaat yolunda nefsiyle cihad edendir.” (Sünen-i Tirmizî) Manevi uyanıklığın ve akıllılığın ölçüsünü bildiren bir diğer hadis-i şerifte şöyle buyurulur: “Akıllı kişi nefsini hesaba çeken ve ölüm sonrası için çalışandır.” (Sünen-i
Hayat ve İnsan
Bu dünyada doğruyu söylemekten daha zor dalkavukluk yapmaktan daha kolay bir şey yoktur. (Dostoyevski)
3 saatlik bir uçak yolculuğunda su gibi akacak bir okuyuşta bitirebileceğim, okuması kolay roman önerilerinize talibim🙏🏻