İnsan yeterince uzun bakarsa, varlığını yutmaya talip olana bile kapılabiliyor. Kendini ona, onu kendine ait hissedip hücumunda teslimiyetçi erinçler bulabiliyor. Tanışıklığın sahtekar konforu bu. Bu budalaca yalanı da, ona inanma ihtiyacını da nerede görsem tanırım.
Ve soluk almayı kesmek; yükselebilsin, genişleyebilsin ve Tanrı’yı engelsiz arayabilsin diye soluğu huzursuz gelgitlerinden kurtarmaktan başka nedir ki?