Türkiye'nin yakın geçmişindeki sancılı bir döneme milliyetçi bir karakterin ve hareketin gözünden bakan, dönemin sosyal yapısını ve gençlik hareketlerini anlamak adına yazılmış kurgusal bir tarihi romandır.
KomandoAhmet Haldun Terzioğlu · Panama Yayıncılık · 2015151 okunma
Başbuğumuz Alparslan Türkeş’in Komando Kamplarını iğneleyen yazar, terör eğilimli sol kadroların aynı dönemde Filistin’de terör eğitimi aldıklarını; komando kamplarının, sol cenahın terör faaliyetlerine engel olmak için kurulduğunu aklına getirmeyip, dile getirmekten uzak tutum sergilemiş ve bu haliyle de objektiflikten uzak bir eser meydana getirmiş.
Son cümle olarak tüm reislerime minnetle.
KuklaAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 20199,6bin okunma
Ama bazı satırlar kitapla birlikte kapanmadı. Beşparmak Dağları zihnimde hâlâ susmadı. Anladım ki; tarih sadece kazanılan zaferlerden ibaret değilmiş. O zaferlere yürüyenlerin sessizliği, yorgunluğu, korkusu, cesareti ve görev bilinci de tarihin ta kendisiymiş. Bir taburun yürüyüşünü, bir milletin hafızasını ve tarihin insan yüzünü okudum. Beşparmak Dağları artık benim için sadece bir coğrafya değil; bir taburun iradesi, bir milletin hafızası ve unutulmaması gereken bir mücadelenin adıdır.
Safiye Ayla...Türk müziğine bir dönem damga vurmuş, Atatürk'e şarkı söylemiş, İnönü'nun pijamalarını giyerek odasında uyumuş, Peygamber soyundan gelen Şerif Muhittin ile evlenmiş, eşini kaybettikten sonra döndüğü sahne hayatı ve giydiği iddialı kıyafetleri ile adından söz ettirmiş güçlü ve inatçı bir kadın.
Sadece bu mu? Eşini kaybettikten sonra sadece mektup arkadaşlığından, ev arkadaşlığına kadar süren, kendi yaşının yarısı kadar küçük, genç ve yakışıklı bir komando ile yaşadığı aşk ile o döneme damga vurmuş. Tüm dedikodulara ve eleştirilere göz yumup, aşkına sahip çıkmış ama yeri geldiğinde de hiç kimsenin gözünün yaşına bakmadan silip geçmiş bir özgüvene sahip bir kadın.
Kitap Safiye Ayla'nın komando aşkı ile yaşadıklarına odaklanıyor. Tanışmaları, ilişkilerinin boyut değiştirmesi, aşka tutulmaları, kimseyi bu aşka inandıramamaları..Salt aşk üstünden de ilerlemiyor hikaye. Safiye Ayla'nın o dönem yaşadığı yalnızlık, şöhret kaybı gibi konular hakkında da bilgiler veriliyor. Hikaye kronolojik ve aynı zamanda da detaylı bir araştırma sonucu yazılmış. Kitabın sonunda çok güzel bir de albüm var ki, o resimlere bakınca da anlatılanlar gözünüzde resmen canlanıyor.
Bile bile lades mi dersiniz, aşkın gözü kördür mü bilmem ama Safiye sanki sonunu da tahmin ederek bir ilişkiye başlıyor. Bu denli asi oluşu da aslında ne kadar cesur bir kadın olduğunu gösteriyor. Aşkın insanı nasıl evrilttiğini de, gücün, paranın, şöhretin de önünde eğildiğini görüyorsunuz.
Okurken hem bir dönemi yeniden yaşadım hem de bilmediğim detayları öğrendim. Sadece ilişkilerinin cinsellik boyutu biraz da az anlatılabilirdi diye düşündüm. Bunun da Safiye'nin yaşadığı boşluk ve daha önceki evliliği ile ilişkili üzerine basa basa anlatıldığını düşünüyorum.
Bu tarz tarihi biyografi kitaplara ilgi
Herkese Merhaba
Bugün sizlere ünlü ses sanatçısı Safiye Ayla’nın ileriki yaş döneminde genç bir Komando subayı ile yaşadığı aşkı anlatan bir kitapla geldim.
Öncelikle aralarındaki yaş farkının (30 yaş) çok olması biraz aşktan ziyade daha farklı düşünmeme sebep oldu.
Neyse kitabı anlatayım size. 1967 yılında eşi Muhittin Beyi kaybeden ve oldukça yaslı geçen bir dönemde Antep’ten kendisine bir mektup gelir ve amaç mektup arkadaşlığıdır. Bir yıl boyunca devam eden mektup arkadaşlığı sonunda Komando Tolga İstanbul’a gelir ve Safiye Ayla’nın evine yerleşir. Kısa sürede nişanlanan ve bunu ilan eden çifte oldukça sert eleştiriler de gelmektedir. Çünkü henüz 28 yaşında olan Tolga ve 60 yaşını geçmiş bir Safiye vardır. İlk zamanlar güzel bir aşk yaşasa da maalesef ki sonunda üzülen Safiye olacaktır. Ayrılmak isteyecek ama Tolga buna yanaşmayacak ve kendisini Tolga dan kurtarmak için Amerika da bulacaktır Safiye. Amerika’da 1 yıl kalan hem maddi hem sağlık sorunları yaşayan Safiye geri Türkiye’ye korksa da döner. Bakalım Tolga dan korktukları başına gelecek mi? Tolga kendisine zarar mı verecek yoksa yeniden aşk mı kazanacak?
İnfaz Listesi,gücünün zirvesinde bir savaşçının geri dönüşü olmayan bir duruma sürüklendiğinde neler olabileceğini bize anlatan, nefes nefese okunacak bir macera.
Komutan James Reece'in ekibi feci bir pusuda öldürülür.Eve döndüğünde ise henüz ailesine kavuşmamışken, karısı ve henüz varlığından haberi olmadığı oğulları (karısı hamile olduğunu söylemek için Reece'in eve dönmesini bekliyormuş) ile kızının da öldürüldüğünü öğrenir. Cinayetlerin çeteciler tarafından işlendiği söylenir .Ama gerçek bambaşkadır.
Görevden kendisinden başka tek sağ dönen arkadaşının da kendi tabancasıyla intihar etmesi Reece'in bir komplonun kurbanı olduğunu anlamasını sağlar.
Bu olaylar,Reece'i askeri kariyerinde edindiği tüm bilgi ve deneyimi intikam için kullanmaya iter. Kitabın arka kapak yazısından yer alan "Bu bir İNTİKAM romanı" cümlesi,bizleri kuralların hiçe sayıldığı,sadece intikamın hüküm sürdüğü karanlık bir dünyaya davet ediyor.Reece'in bu yolda savaş kurallarına veya hukukun üstünlüğüne bağlı kalmaması, hikayenin dozunu artırıyor.
Jack Carr'ın "İnfaz Listesi",aksiyon ve gerilim meraklıları için kaçırılmaması gereken bir eser. Yazarın gerçek askeri deneyimiyle harmanlanmış,kuralların hiçe sayıldığı ve intikamın tek amaç olduğu karanlık bir hikaye sizleri bekliyor.Eğer gerilim dolu bir intikam hikayesi arıyorsanız, bu kitap tam size göre.
Ayrıca kitabın #amazonprimevideo da yayınlanan bir dizi uyarlaması da varmış. Ben önceliği kitaba verdim. Kitabı bitirince diziye de başladım ama henüz çok ilerlemedim. Belki bitirince dizi yorumu da gelir.
Kitabın beni en çok etkileyen yanı yazarın bizzat yaşadığı deneyimlerin metne yansıması oldu.Jack Carr,sadece bir yazar değil;20 yıl boyunca ABD Donanması Özel Harp operasyonlarında görev yapmış,Irak ve Afganistan gibi sıcak çatışma