Bulgaristan yaratıldığı esnada köylülerin büyük kısmı Bulgarcadan ziyade Türkçe okuyup yazmaktaydı ve çok büyük bir kısmı kendilerini din temelinde "Rum" olarak görüyordu.
Fakat I. Dünya Savaşı sonundaki tarihi kayıtların dikkatli bir incelemesi, imparatorlukların çöküşü dersinin geçerliliğini şüpheli hale getirmektedir. Gerçekte bütün imparatorluklar I. Dünya Savaşı'nda yıkılmamış; İngiliz, Fransız ve Japon imparatorlukları başta olmak üzere pek çoğu o dönemde bilakis genişlemiştir. Osmanlı, Rus ve Avusturya-Macaristan imparatorluklarının kaderini belirleyen unsurun imparatorluk yapıları olduğu önerisi ise, gerçek şu ki, hepsinin de askeri mücadeleyi kaybetmiş olması durumuna kıyasla pek de doğru sayılmaz. Savaşın askeri sonuçları farklı olsaydı –ki bu kıl payı gerçekleşmemişti– çöken imparatorluklar listesi de farklı olabilirdi. Bu çalışmanın öne sürdüğü üzere, insan gruplarının etnik kimliğe dayalı bir siyasi hâkimiyet amacıyla seferber edilmesi şeklinde anlaşılan milliyetçilik, imparatorluk çöküşünün sebebi olduğu kadar da sonucudur.
Sayfa 10 - Her cümlesi ayrı anektod bir paragraf olduğu için cümle cümle bölmedim
Bu eser, zenginlik ve kaynak uğruna insanların birbirleriyle girdikleri rekabetçi ve şiddet dolu etkileşimde modern devletin kökenlerini bulan Charles Tilly’nin etkili tezini başlama noktası olarak kabul ediyor.
Günümüzde akademisyenler, küresel bir olgu olarak milliyetçilik fikrine alışkındır. Her yerde hazır ve nazır oluşu, pek çok kişinin bu siyasi akımı karşı konulamaz bir doğa gücüne benzetmesine yol açmıştır. Aslında, milliyet fikri dile o kadar çok işlemiştir ki, kavramlaştırmada açıklık ve kesinlik hususunda hassas bir zanaatı icra eden siyaset bilimciler dahil akademisyenler, aslında devletlerarasındaki ilişkilerden bahsettikleri halde "uluslararası" terimini kullanmaktadırlar.