ABD bu bağlamda 1990’da Kuveyt’in işgali esnasında uluslararası meşruiyet peşinde koşarken Afganistan’ın işgali sürecinde böyle bir arayış içinde olmamıştı. ABD için bir tek yaklaşım söz konusu olmuştu: ”Ya bizimlesiniz ya da teröristlerle.”
Emrinizdeki tüm kaynakları, her türlü istihbarat aracını, her türlü hukuki yaptırımı, her türlü mali etkiyi ve gerekli her türlü, silâhı kullanarak global terör şebekesini mahvedeceğiz. Teröristlerin mali kaynaklarını kurutacağız, birini diğerine düşüreceğiz, onları bir yerden bir başka yere kaçacaklar ve sığınacaklar bir yer kalmayıncaya kadar süreceğiz, teröristlere yardım eden veya onları barındıran devletleri takip edeceğiz. Dünyanın neresinde olursa olsun devletlerin bir karar vermesi gerekir: Bizimle misiniz yoksa teröristlerle mi? Bugünden itibaren teröristleri barındırmaya ve desteklemeye devam eden bir devlet, ABD tarafından düşman bir isim olarak dikkate alınacaktır. Ulusumuzun şunu bilmesi gerekir ki: Saldırıdan muaf sayılmayız; fakat teröristlere karşı Amerikalıları korumak için gerekli savunma önlemlerini alacağız.”
Irak ın istilası, 11 Eylül’ü besleyen öfkeyi
sindirmeyecek tam aksine besleyip büyütecektir
Çünkü uluslararası terör hırsı Irak istilasıyla
kendi anlayışına göre ‘meşruiyet’ kazanmış bulunuyor