Buna rağmen Kurucu Meclis üyelerinin çoğunluğu, Yeni Anayasa’nın nasıl olmaması gerektiği konusunda hemfikirdiler. Evren’in 1982 Ağustos’unun sonunda Afyon’da yaptığı konuşmada, “O Anayasa bize bol geldi, içinde oynamaya başladık, oynaya oynaya 12 Eylül’e geldik”
ifadesinden de anlaşıldığı gibi asıl hedef, 27 Mayıs Anayasası ve onun getirdiği bazı özgürlüklerdi.
Ülkenin tamamında sıkıyönetim uygulanmasına rağmen sokak olaylarının ve ölümlerin önü alınamıyordu. Ülkücü şiddetin yükselişi yanında sol örgütlerin kendi arasında artan çatışmalar da ölümlerle sonuçlanmaktaydı.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
12 Eylül ile sol hareketlere ciddi darbe vuruldu. Üniversiteler tamamen apolitize edildi... Sağ hareketin içinde yer alan "dinci" gruplar takip eden süreçte güçlendi, filizlendi. Belki de en önemlisi, Kürt kökenli Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının kültürel özgürlüklerine sınırlamalar getirildi ve bu yapılanlar PKK terör örgütünün güçlenmesine olanak sağladı.
Kısacası, Türkiye'nin bugün yaşadığı sorunların arkasında 12 Eylül sonrası dönemde yaşanılan olay ve gelişmelerin olduğu açıkça ortadadır.