a

Ahmet Telli

5 üye
Takip
gülüşün eklenir kimliğime
Gün biter gülüşün kalır bende anılar gibi sürüklenir bulutlar Ömrümüz ayrılıklar toplamıdır yarım kalan bir şiir belki de Aykırı anlamlar arayıp durma güz biter sular köpürür de kapanmaz gülüşünün açtığı yara uçurum olur cellat olur her gece Her gece yeniden bir talan başlar acı ses olur, ses deli bir yağmur eski bir eylüle gireriz böylece Sığındığım her yer adınla anılır ben girerim, sokağı devriyeler basar bir de gülüşün eklenir kimliğime
Ahmet Telli
ÇOCUKSUN SEN / II
Çocuksun sen sesinin çağlayanına düştüm Bir çiçeğe tutundum düşerken, ordayım hâlâ Sallanıp durmaktayım bir saatin sarkacı Nasıl gidip geliyor gidip geliyorsa öyle Zaman benim işte, nesneleşiyor tüm anlar Dursam ölürüm paramparça olur dünya Çocuksun sen sesinin çağlayanına düştüğüm Uçurum diyordun bir aşk uçurum özlemidir Bırakıyorum öyleyse kendimi sesinin boşluğuna Tutunabileceğim tüm umutları görmiyeyim için Gözlerimi bağlıyorum geceyi mendil yaparak (Gözlerim bir yerlerde daha bağlanmıştı, bunu Unutmuyorum unutmuyorum unutmuyorum hiç) Bir rüzgâr esse ellerin fesleğen kokuyor Kırlangıçlar konuyor alnına akşamüstleri Bu yüzden bir kanat sesiyim yamaçlarda Üzgün bir erguvan ağacıyla konuşuyorum Ayrılığın zorlaştığı yerdeyim ve dalgınlığım Bir mülteci hüznüne dönüyor artık bu kentte Çocuksun sen alnına kırlangıçlar konan Bir bulutun peşine takılıp gittiğimiz yer Okyanus diyelim istersen ya da sen söyle Batık bir gemiyim orda, seni bekliyorum Upuzun bir sessizliğim fırtınalar patlarken Gövdem köle tacirlerinin barut yanıkları içinde Ve gittikçe acıtıyor yaralarımı tuzlu su Çocuksun sen, büyümek yakışmazdı hiç Gülüşünün kokusuyla yeşerdi bu elma ağacı (Soluğunun elma kokması bundandı belki) Bir elma kokusuna tutundum düşerken
Ahmet Telli
Reklam
Kayıp Adresteki
Sen dostumdun benim, gülünce güneşler açardı su gibi azizdin, yurdumdun alnında ateşler yanan ışıklı bir ırmak gibi aktığımız o uzun yürüyüş daha dündü sanki, her patlayan sağanak bunu anlatır fabrika düdükleri bunu anlatır bana her vardiyada Hazırladığımız ilk taşbaskısı afişi anımsar mısın bükülüp giden kent sokaklarını, fabrika önlerini sonra kitapları (kokuları hala burnumda onların) Hangi mayısta taşıdık kentlere güllerin rengini gerçi gülistan olmadı ömrümüz, gam değil Belki tanırdın ilk vurulanı, o gün hiç ağlamadık hayır ağlamadık çıldırdık o gün çıldırasıya adını çocuklarımıza verdik onun, çoğaldı mezarlar çoğaldı o günden sonra, yetişmedi bize öldürülecek kadar büyümüştük, öyle demişlerdi Ve hayat öylece akıp durdu işte, akıp duruyor Kimilerinin bakışlarına yine karlar yağmış saçları dumanlı bir geçit sanki, dudakları lal Kitap yakanlar eksilmiyor, şu uçuşup duran kırlangıç ölülerini görüyor musun kentin üstünde Sen dostumdun benim gülünce güneşler açan bulutlara rüzgara asarım suretini her akşam her akşam bir mektup yazarım dağlar kadar Kayıp bir adresten geliyor sesin şimdi, üşüyorsun Unutma, dostumsun sen, nerdeysen orda ölmek isterim II.
Ahmet Telli
Belki Yine Gelirim
Dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdir Her sözcük dilimin ucunda küfre dönüyor çünkü Bir gök gürlese bari diyorum, bir sağnak patlasa Bitse bu sessizlik, bu kirli yapışkanlık bitse Ama bir tufan az mı gelir yoksa yine de Yırtılan ve parçalanan bir şeyler olmalı mutlaka Hiç durmadan yırtılan ve parçalanan bir şeyler. Oysa ne kadar sakin bu sokaklar ve bu kent Ne kadar dingin görünüyor bana şimdi gökyüzü Gidenler nerde kaldılar, özledim gülüşlerini Bir kenti güzelleştiren yalnız onlardı sanki Onlardı çocuklara ve aşka ölesiye bağlanan Kadınları güzelleştiren herhalde onlardı "Tükürsem cinayet sayılır" diyordu birisi Tükürsek cinayet sayılıyor artık Ama nerede kaldılar, özledim gülüşlerini onların Uzun uzun bakıyorum kıvrılan sokaklara Tek yaprak bile kıpırdamıyor nedense Ve tek tek söndürüyor ışıklarını varoşlar Alnımı kırık bir cama yaslıyorum, kanıyor Kanımın pıhtılarında güllerin serinliği Ve fakat bir cellat gibi yetişiyor pusudaki Dilimin ucunda küfre dönüyor her sözcük Yaşamak neleri öğretiyor, düşünüyorum Okuduğum bütün kitaplar paramparça Çıkıp dolaşıyorum akşamüstleri bir başıma
Ahmet Telli

Ahmet Telli Konusuna Benzer öneriler

a
Akademi Notları3 üye · 7 yeni gönderi
Takip
d
Distopik Bilimkurgu6 üye · 3 yeni gönderi
Takip
Kayıp Adresteki
Sen dostumdun benim gülünce, güneşler açardı su gibi azizdin, yurdumdun alnında ateşler yanan ışıklı bir ırmak gibi aktığımız o uzun yürüyüş daha dündü sanki her patlayan sağanak bunu anlatır fabrika düdükleri bunu anlatır bana her vardiyada Hazırladığımız ilk taşbaskısı afişi anımsar mısın bükülüp giden kent sokaklarını, fabrika önlerini sonra kitapları (kokuları hâlâ burnumda onların) Hangi mayısta taşıdık kentlere güllerin rengini gerçi gülistan olmadı ömrümüz, gam değil Belki tanırdın ilk vurulanı, o gün hiç ağlamadık hayır ağlamadık çıldırdık o gün çıldırasıya adını çocuklarımıza verdik onun, çoğaldı mezarlar çoğaldı o günden sonra, yetişmedi bize öldürülecek kadar büyümüştük, öyle demişlerdi Ve hayat öylece akıp durdu işte, akıp duruyor Kimilerinin bakışlarına yine karlar yağmış saçları dumanlı bir geçit sanki, dudakları lâl Kitap yakanlar eksilmiyor, şu uçuşup duran kırlangıç ölülerini görüyor musun kentin üstünde Sen dostumdun benim gülünce güneşler açan bulutlara rüzgâra asarım suretini her akşam her akşam mektup yazarım dağlar kadar Kayıp bir adresten geliyor sesin şimdi, üşüyorsun Unutma, dostumsun sen, nerdeysen orda ölmek isterim
Ahmet Telli
Reklam
Reklam