Allah'ı Sevmek

5 üye
Takip
O'NU (CC) UNUTMAK, UNUTKANIĞI NASIL ARTIRIR...
Ben de bu mevzuya Mehmet Fatih Kaya Hoca'nın Hadis Usulünde İhtilat isimli eserini okumakla vâkıf oldum. "İhtilat" ne demek, merak ettiyseniz, altbaşlığı okuma zamanınız geldi: Râvinin Akıl ve Hâfıza Fonksiyonlarının Zarar Görmesi ve Bunun Rivayetlerine Etkisi. Kitapta ilerledikçe hayretler içinde kaldım. Gıptayla damağımı şaklattım. Hadîs ilminin ne denli geniş bir vüsate sahip olduğunu sahiden bilmiyoruz. Bilginin doğru aktarımında gözetilmesi gereken hiçbir detayı ıskalamamış didik didik bir hassasiyet var karşımızda. Üstelik bu hassasiyet kişilerde kalmamış. Usûllere de bağlanmış. Yâni sistemleştirilmiş, nizâmlaşmış, kâideleri oluşturulmuş. Üzerine kitap telif edilen "ihtilat"sa bu detaylardan sadece birisi. [...] Yazıya lazım olan kısmıyla şu: **Bazen, hâfıza kuvvetiyle meşhûr insanlar dahi, yaşadıkları kimi hâdiseler nedeniyle yeteneklerinde körelebiliyorlar. Sözgelimi: Yaşadıkları acı bir kayıpla, bir kazayla veya bunama gibi rahatsızlıklarla ister istemez nakillerinde hatalar yapabiliyorlar. Hadîs âlimleriyse bu insanî durumu görmezden gelmiyorlar. Râvilerini bu yönleriyle de sık sık sınıyorlar. Yâni bir kişiden ne duysalar alıp sonrasında onu kendi hâline bırakmıyorlar. Ara ara tekrar ziyâret edip daha önce rivâyet ettiği hadîsleri tekrar rivâyet etmesini istiyorlar. Bazen de başkasından duymuş gibi yaparak kendisine haber veriyorlar. Eğer râvi bu hadîsleri hatırlayamaz yahut tekrar aktarırken hatâ yaparsa âlimler onun isminin yanına durumunu anlatır notlar düşüyorlar. Ve bu notları birbirlerine haber vererek yayıyorlar: "(...) tarihe kadar hafızası kuvvetliydi. Fakat bir kaza geçirdi. Ondan sonra rivâyet ettiği hadislere güven olmaz..." kabilinden bir güvenlik önlemi alıyorlar. Böylece rivâyet ilminin istikâmetini de lâyıkınca korumuş bulunuyorlar. Elhamdülillah. Allah her
Allah'ı Sevmek
Âlemin kendi yaradıcısıyla hiçbir nisbeti yoktur. Âlemler sadece Allah'ın mahlûkları ve O'nun isim ve sıfatlarının tecelli aynalarıdır...
Sayfa 170 - İMÂM-I RABBANÎ HAZRETLERİ, (Tevhid), Büyük Doğu Yayınları
Allah'ı Sevmek
Reklam
(...) Allah , hiçbir hükümle mahkûm, hiçbir kayıtla mukayyed, hiçbir ilimle mâlûm değildir. O'nu, mâlûmların kavrayış hududuna sokarken, her hüküm, ne ve nasıl olursa olsun, yanlıştır. Orası, insan aklı için tükenişten sonraki ufuk ve mutlak gaflet makamıdır; ve orada mutlak bilgisizlikten gayrı hiçbir ilme yer yoktur...
Sayfa 169 - İMÂM-I RABBANÎ HAZRETLERİ, (Tevhid), Büyük Doğu Yayınları
Allah'ı Sevmek
YARATILANA DEĞİL YARATANA ŞÜKRET!..
(...) Kime teşekkür etmeli, diye soruyorum bazen kendine. Su ruhum sessiz kalıyor. O zaman bende bal arısına teşekkür ediyorum. Ağaca ayağını yere bastıran toprağa teşekkür ediyorum. Hem de bunu büyük zorluklarla yapıyor, çünkü ağaç baş aşağı büyüyor. Ağaç su içebilsin, yapraklarını ve çiçeklerini büyütebilsin diye, ağacın ta köklerine kadar inen yağmura teşekkür ediyorum.
Sayfa 110 - Everest Yayınları
Allah'ı Sevmek

Allah'ı Sevmek Konusuna Benzer öneriler

Din İslam1.612 üye · 120 yeni gönderi
Takip
Roman-Edebiyat532 üye · 29 yeni gönderi
Takip
İnsan ve Hayat6bin üye · 100 yeni gönderi
Takip
el-MUHÎT...
Bir zümre, sırf mânevî sarhoşluk ve muvazenesizlik hâliyle, Zâtî ihataya, yâni Allah'ın her şeyi zâtı ile kuşattığına inanmıştır. Onlar Allah'ı, bizzat, âlemin muhiti (kuşatıcısı) bilirler. Bu anlayış, zâhir ehli büyüklerinin anlayışına aykırıdır. Zîra onlar Allah'ın zâtıyla değil, ilmiyle âlemi muhit olduğu îtikadındadırlar ve bu anlayış, hakikate öbüründen daha yakındır...
Sayfa 169 - İMÂM-I RABBANÎ HAZRETLERİ, (Tevhid), Büyük Doğu Yayınları
Allah'ı Sevmek
Reklam
Reklam