(…) Hiç değişmemek, en genç çağımın yakıcı hayâl ve hasretlerine bağlı olmak demekse, dâva aşkı ve sadâkâti, heyecânı, tohumun ağaca doğru gelişmesi ve neticede kesiksiz bir oluş zinciri hâlinde tohumdaki cevheri bir “oluş kanunu” ve hilkat sırrı hâlinde göstermekse, “iyi, doğru ve güzel” için savaşmaksa, direnmekse, ben hiç değişmedim!..
Sayfa 14 - 15 İBDA Yayınları