«هُنَّ لِباسٌ لَكُم و أَنتُم لِباسٌ لَهُنّ»*
onlar sizin için elbisedir, siz de onlar için elbisesiniz.
"birbirlerinin libası olma, örtüsü olma işlevini hakkıyla yerine getiren eşler, takvalı olma hedefine ulaşmada birbirlerine destek olurlar."
takvâ ile evlilik arasında tam bir paralellikden bahsedemesek de arada doğrudan kur'an'da görülebilecek böyle bir bağlantı olması dehşet ve hayret verici. hayret verici çünki önümüzdeki yolları kapatmışlar ki yürüyemeyelim, zor yürüyelim ve eğer allah böyle dediyse elbette çâre ve yol bellidir, kalmamışız bir dağ başında, zâhiren kapalı görünen yollar körlükden kurtulmakla açılabilir o sımsıkı ipe sarılarak. dehşet verici çünki anlaşılıyor boşuna değilmiş bunca yağma.
«و مِن آياتِه أن خَلَقَ لَكُم مِن أنفُسِكُم أزواجاً لِتَسكُنوا إلَيها و جَعَلَ بَينَكُم مَوَدَّةً و رَحمَة، إنّ في ذٰلك لَآياتٍ لقَومٍ يَتَفَكَّرون»*
kendileri ile sükûnet/ sekînet bulasınız diye sizin için nefislerinizden/ aynınızdan/ cinsinizden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesi de o'nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir/ mu'cizelerindendir. şübhesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler/ âyetler/ mu'cizeler vardır.
"ayette sükûnet, sevgi ve merhamet olarak sıralanan bu üç erdemin varlığı o kadar önemlidir ve kıymetlidir ki allah onların varlığını, kendi varlığının delilleri arasında saymıştır."
«واللّٰه جعل لكم من أنفسكم أزواجاً»*
allah size kendi cinsinizden eşler var etdi.
"aynı özden yaratılan eşler aynı doğaya sahiptirler ve birbirlerini daha iyi anlarlar. anlamanın olduğu yerde ise anlayış göstermek mümkün hâle gelir. gönülleri birbirlerine dönük olanlar birbirlerinin gönül gözü olurlar. birbirlerinin yükünü hafifletmek sıkıntılarına, dertlerine ortak olmak imkânı elde ederler. anlayış ve merhameti yüksek eşlerin kurduğu yuvalara huzur havası hâkimdir, birbirlerinde sükûnet bulurlar."
ve sonra ne güzel bir bitiriş:
"böyle bir ev, göz aydınlığı olması umulan çocuk sesleriyle şenlenir ve o yuva kelimenin tam anlamıyla nimet olur."