Yazar Serkan Karaismailoğlu ile tanışmamız yıllar öncesinden.
Pia Mater serisinin kitabı çıktığında ilk okuyan okurlardan biriyim. Öyle ki kitap okurken neronlarımın nasıl oldugunu o zamanlar öğrenmiştim:)
Hele bir de bilimsel kelimelerle Galen'in aşkını bir anlatışı vardı ki, hayran olmamak elde değildi.
Hâlâ unutamadım:)
Yazarın Serkan Karaismailoğlu Doktor olması sebebiyle , diye düşünüyorum, çok farklı bir kalemi var.İlk başlarda insan bir yadırgıyor ama sonra alışınca büyük bir keyifle okuyor.
Bütün külliyatını bitirmiş olarak "Biomortem'in" ilk baskısına yetişen okurlarından olma şansına yine eriştim:)
Kitabımıza gelince;
İnceleme yazarken
pek içeriği, hikayeyi anlatmam.Anlatınca tadı kalmıyor, büyüsü bozuluyor. Ama size şunu söyleyeyim, yazar Serkan Karaismailoğlu yapmış yine yapacağını, müthiş etkileyici bir hikâyeye imza atmış. Soluksuz okudum derler ya :) işte tam da öyle!
Bu kitabında da çıtayı epey yükseltmiş bana göre.
Ölümü anlatmış bize, sadece anlatmamış ölümü adeta yaşatmış. Ölüme giden yolda sanki bir zaman yolculuğunda ilerliyormuşuz gibi hissettirerek anlatmış.
Hiç ölüme bu tarafından bakmamıştım.
Bazı bölümlerde okurken çoğu defa içim ürperse de, kafamda oluşan sorulara yazar tek tek cevap veriyor.
Tam üç gündür okuyorum ve müthiş etkilendim.Kitap bitti ama ben olduğum yerde kalakaldım:)
Mutlaka devamı olmalı, mutlaka!
Biraz zaman geçtiğinde bu kitabı tekrar okumak istiyorum.
Ölüme bakış açım değişti. Müthiş bir deneyimdi benim için.
Aslında mezar ziyaretleri yaptığımda !!"bilinçsiz !!"olarak yaptığım, uyguladığım, düşündüğüm her şeye bilimsel bir kanıt oldu.
Tam olarak kendimi ifade edemiyorum.Ama kitabı okuduğunuzda ne demek istediğimi çok iyi anlayacaksınız.
Sizler de eminim etkisinden kurtulamayacaksınız.
Kitap dediğin de okuyup hemen kitaplığa koyulan değil,
okuduktan
Trompet, dövüşken, meleksi, vahiysel, yengisel bir çalgıdır. Atılımı seslendirir. Saksafon ise, terli kızlarla dans eden genç mahalle kabadayıları için çalar.
Sayfa 452 - Can Sanat Yayınları,32.Basım·Kitabı okudu
Bilgi, kaçıcı,uçucu bir şeydir, ölçüye sığmaz. O dönemde, en üstün tanrının Hermès olmasının nedeni buydu. Her türlü hile hurdanın yaratıcısı,kavşakların, hırsızların tanrısı. Ama yazıyı bulan da oydu; kaçınmanın uyuşmazlığın sanatı, bizi bütün sınırların ötesine götüren bir ulaşım aracı olan yazıyı.
Sayfa 259 - Can Sanat Yayınları,32.Basım·Kitabı okudu