İnsanların hep onları bir yerlerde bekleyen bir çatlakları vardır, sadece onlara ait, DNA'ları kadar eşsiz ve kişisel bir çatlak. Ve insanların çoğu hayatlarını hiç onlara denk gelmeden geçirseler de, senin gibi küçük talihlilerin bir sabah kendi çatlaklarıyla burun buruna geliverdiği, düşünmeye başladığı ve her şeyi sorguladığı, aniden yanıt bulması gerekirken doğru soruları sonunda kendine sormaya başladığı görülür, bu yanıtların gezegenin öte yanında, fırtınalı bir okyanusun ortasında rüzgârların dövdüğü bir adanın üzerindeki viranade olmamasın da hiçbir önemi yoktur. Her yıl gerçekleşen ve aydınlığa kavuşturulamayan tüm o kayboluşların nedenini hiç kendi kendine sormamışsındır. Çatlaklar ahbap, daha uzakta aramamak gerek: Çatlaklar."
Sayfa 135 - Can Çağdaş & 1. Baskı & 21·Kitabı okudu
"Son olarak, ışığın sadece çatlaklardan süzülebileceğini de sakın unutma. Hepimiz biraz çatlağız. Kimi zaman o çatlak olmak içimizdeki ateşi yakan şey oluyor."
"Hepimiz porselenlerimizdeki çatlakları saklamak için çok çabalarız. Ama unuttuğumuz bir şey var: Bizi o kadar ilgi çekici, komik, hayatta yani özgün yapan da bu çatlaklar."