ç

Çelebi

0 üye
Takip
Çelebi
Çelebi, seviyorum seni, seviyorum seni; fakat sen neredesin, nerede?
Sayfa 167 - 2. defter, b.: 1340
Çelebi
Ben vazgeçtim, bütün âlemden el çektim. Şimdi sen de diyorsun ki: "Hiç iyi değilim, ya içimde bir rahatsızlık var yahut bir sıkıntı var bende." Çünkü sen benim canımın içindesin, orada yer tuttun. Can içinde etki yapıyorsun. Ey Efendi, Çelebi!
Çelebi
Reklam
Çelebim
Yazıklar olsun, can dilberim keşke mala-mülke meyletseydi, yahut da efendim, Çelebim sözlerine kansa, aldansaydı.
Sayfa 296 - 3. defter, b.: 2863
Çelebi
Çelebi
Çalab, Moğolcada Tanrı anlamına gelir. Allah adamı, ilâhı anlamına gelen bu sözün, Farsça isim-i mensup olduğu, yahut 'balı, arı gibi Türkçe kaidesiyle çalabdan gelen ve nisbet bildiren bir kelime bulunduğu muhakkaktır. Mevlanâ soyundan gelenlere denir ve addan sonra söylenir. Yalnız Mevlanâ’nın halifesi Hüsâmeddin Hasan’a Mevlânâ soyundan olmadığı için «Çelebi» sözü, adının başına getirilerek «Çelebi Husâmeddin» denir. Ana tarafından Mevlânâ soyundan gelenler, «înas Çelebilerden» diye kayıtlanır. Aynı zamanda Çelebi, kibâr, -soylu, boylu, zarif, efendi anlamlarını da ifâde eder; bu çeşit adamlara, Çelebi adam denir, XVI. yüzyıl sonlarına kadar «Çelebi», bilgin ve soylu kişilere verilen bir sıfat olarak kullanılmıştır.
Sayfa 11
Çelebi
Yorma beni Çelebi
Yorma beni Çelebi, gel bana, gir içeriye. Bir an teslim ol, çünkü meşrebin pek tatlı senin. Ben sustum, afsununu dilsiz öğret bana a benim doğuyu da tirtir titreten güzelim, batıyı da.
Sayfa 96 - 4. defter, b.: 843-4
Çelebi
Aşk Türk'ü, bir solukcağız, ortadan vasıtayı kaldırsaydı da önüne gelip otursaydı, "Ey Çelebi, kimsin?" deseydi... *Aşk Türk'ü : Aşk yağmacısı
Sayfa 395 - 4. defter, b.: 3806
Çelebi
Reklam