📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
-2271 metre irtifadaki tepesi "Mahalaç"la, size hayretlerle bezenmiş gizemli bir tarih ziyafeti çekiyor Karadağ. Ve buradan gelip geçmiş medeniyetlerin insanoğluna neler yaptırdığını yaptırabildiğini düşünüyor ve tabi Kur'an'ı Kerim'in Duhân Suresinden şu ayetlerini okumadan edemiyorsunuz:
كَمْ تَرَكُوا مِنْ جَنَّاتٍ وَعُيُونٍ وَزُرُوعٍ وَمَقَامٍ كَرِيمٍ وَنَعْمَةٍ كَانُوا فِيهَا فَاكِهِينَ
۲۷
25-27. Onlar geride bahçeler, (su) kaynakları, ekinler, değerli bir makam ve içinde zevk sürdükleri nimetler bırakmışlardı.
İki yüz, üç yüz metre gitmişti ki, birden duruverdi. Aman ya Rabbi neler görüyordu? Aldığı yolun bitiminde büyük bir çukur vardı. Ve çukurun içinde sayılamayacak kadar insan kemikleri yığını...
Bunlar Amerikalılar tarafından öldürülmüş olan Kızılderili kemikleriydi; ve başkası tarafından görülmesi istenmiyordu. Nasılsa "Danger" levhasını görenler buraya sapmaz" düşüncesiyle çukuru kamufle etmemişlerdi. Tarihçi, dünyaya demokrasi ve hürriyet dersi vermeye çalışan(! ) Amerikalıların Kızılderililere uyguladıkları soykırımı bizzat gözleriyle görmüştü...