Bizim 68

7,0/10  (9 Oy) · 
22 okunma  · 
7 beğeni  · 
507 gösterim
10. basıma hazırlanan yeni önsöz; Deniz, Yusuf, Hüseyin'in ailelerine yazdıkları mektuplar ve son sözleriyle...

Üniversiteden dağlara, Fikir Kulüpleri'nden gerillaya...
Deniz, Yusuf, Hüseyin, Mahir, İbrahim, Sinan...
Dönemin bütün fırtınasını, neşesi, heyecanı ve acısıyla yaşamış olanların tanıklıklarıyla...
Devrimcinin '68'i...
Hasan G. 
13 Ara 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

19 yıl hapiste kalarak en uzun süre hapiste kalan siyasi mahkum ünvanına sahip ve 68 kuşağı içerisinde aktif olarak yer almış Aydın Çubukçu’nun, dönem içerisinde yer almış birçok kişinin anılarından yola çıkarak hazırlamış olduğu 68 döneminin kitabıdır.
Bizim 68’e geçmeden Dünya’nın 68’i hakkında önemli bilgilerle başlar. Fransa’da işçi grevleri, İtalya’da Kızıl Yıllar, Almanya’da öğrenci hareketleri ve bir öğrencinin öldürülmesiyle sele dönüşen başkaldırı, İngiltere’de ABD'nin Vietnam protestoları. Aslında olayın özüne bakıldığında anti-emperyalist bir protesto ve hem öğrenci hem işçi sınıfının hak arama mücadelesidir.
Kitap; bu temeli verdikten sonra Türkiye’ye yansımasına geçer. Dönemin öğrenci hareketleri içerisinde yer almış, başkanlığını liderliğini üstlenmiş, silahlı mücadelede bulunmuş, siyasal görüşleri eylemleri nedeniyle hapis yatmış şahsiyetlerin gözünden, dilinden, aklından; bulundukları zamanın resmini çeken bir film şerididir kitap. Bir heyecan, bir kıvılcım, bir coşku ile başlayan, korku filmi tadında dramla biten bir film. İstenen ise basitti, öğrenci ve yurdum insanın ortak paydada birleşen demokratik-ekonomik talepleriydi.
Kitabın güzel tarafı; Deniz’in , Yusuf’un, Hüseyin’in, Cihan'ın, Alpaslan'ın, İbrahim’in arkadaşları, dostları, anaları, babaları ve onları hiç tanımayan ama yolları bir şekilde kesişen ve onlarda da derin etkiler bırakan Anadolu insanı anlatmaktadır hikayeyi.
Hikayeyi okudukça nasıl birer insan olduklarını, doğrusuyla yanlışıyla neyin mücadelesini vermeye çalıştıklarını, bu mücadele karşısında Faşizm’in nasıl bir kararlılıkla karşısına çıkanı yok ettiğini, bunu yaparken de bir an bile tereddüt etmediğini göreceksiniz.
Kitapta Halit Çelenk dava sürecinde görüştüğü Deniz ile ilgili anısını şöyle anlatır:
‘Artık dava hükme bağlanmıştı, ölüm cezası verilmişti mahkemece, yargıtaya başvuruyoruz, temyize gidiyoruz, hukuksal mücadelemizi sürdürüyoruz. Bir gün ceza evine gittim, Deniz, Yusuf, Hüseyin’i çağırdım. Konuşuyoruz, dışarıdaki çalışmaları anlatıyoruz. Deniz dinledi, gayet böyle saygılı, efendice ve ‘abi’ dedi ‘Faşizm eline bir kere düşmeyeceksin’. Ve gerçekten haklıydı. Faşizm eline düşmeyeceksin’
Mahir, İbrahim, Deniz, Yusuf, Hüseyin, Sinan, Alpaslan, Kadir, Ömer, Hacı, Mustafa, Ziya, Ulaş, düşmüşlerdi. Necdet, Mustafa, Erdal, Veysel, Ahmet 80’de düşecekler; Ali İsmail, Ethem Abdullah, Ahmet, Hasan, Mehmet, Medeni, Mustafa, Berkin düşmeye devam edeceklerdi.

Fatos 
02 Şub 2016 · Kitabı okudu · 28 günde · Beğendi · 7/10 puan

Aydın Çubukçu 1968 kuşağı olarak bilinen dönemi çok başarılı,olayları yaşayanların ağzından anlatılıyor. '68 kuşağını merak edenlere tavsiye edilir.

Tarihsel Maddeci 
17 Eki 2016 · Kitabı okumadı · 1/10 puan

Kürt şovenist hareketine kuyrukçuluk yapan EMEP adlı partinin şeflerinden olan Aydın Çubukçu'nun Deniz Gezmiş'i anlatma konusunda soyut tanımlar kullandığı, Deniz Gezmiş ve 68 kuşağını tanımak için okunması tercih edilmemesi gereken bir kitap.

Kitaptan 1 Alıntı

Hasan G. 
14 Ara 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

''Siyasal olarak Deniz’in eşitlikçi, özgürlükçü bir dünya için savaşması ve bu ezilen insanların onun bu isteminde, güçlüye, zorbaya, egemen olana başkaldırı isteminde kendilerini bulması, onu benimsemeleri anlamına gelir bu. Aksi halde, belki gelip geçici bir şey olarak kalabilirdi. Öldürülmesinden yıllarca sonra hala bir takım yerlerde efsanesi sürüyorsa, sanıyorum ki bu, hala eşitsizliğin olduğu, dünyada eşit ve özgür bir dünyaya duyulan ihtiyaçtan ve Deniz’in bu ihtiyaçları kendi şahsında simgelemiş olmasındandır.''

Bizim 68, Aydın Çubukçu (Sayfa 246)Bizim 68, Aydın Çubukçu (Sayfa 246)