Devlet, sınıf çelişkilerinin uzlaşmaz olmaları olgusunun ürünü ve belirtisidir. Nerede sınıflar arasındaki çelişmelerin uzlaşması nesnel olarak olanaklı değilse, orada devlet ortaya çıkar. Ve tersine; devletin varlığı da, sınıf çelişkilerinin uzlaşmaz olduklarını tanıtlar.
Marks’a göre, eğer sınıflararası uzlaşma olanaklı olsaydı devlet ne ortaya çıkabilir, ne de ayakta kalabilirdi. ... Marks’a göre, devlet, bir sınıf egemenliği organı, bir sınıfın bir başka sınıf üzerindeki baskı organıdır; sınıflar arasındaki çatışmayı hafifleterek, bu baskıyı yasallaştırıp pekiştiren bir “düzen”in kurulmasıdır.
MÖ 2000'lerden sonra Mezopotamya'da yeni bir göç dalgası yaşanacak, Sümerlerin "Martu", Akadların "Amurru" dediği yeni Sami halklar Mezopotamya'ya yerleşip bu kaynaşmaya dahil olacak, Babil şehrini ve devletini kuracaktır. Sümerce kullanılmaya devam edecek, Akadca kültür diline dönüşecektir.