youtu.be/EFJ7kDva7JE?si=...
sabahattin ali'nin içimizdeki şeytan (1940),
kürk mantolu madonna (1943) romanlarının habercisi olan ilk romanı (1937).
birtakım eksikleri, kusurları, tatmin edici olmayan bölümleri olsa da önemli kitap.
yabancılaşmaya, bireye, varoluşçuluğa dair küçük de olsa değiniler görülüyor.
hatta biraz zorlarsak, ahmet hamdi tanpınar'ın huzur'unun (1949),
yusuf atılgan'ın aylak adam'ının (1959), oğuz atay'ın tutunamayanlar'ının (1971) güçlü damarını besleyen kaynaklardan biri olarak düşünülebilir.
ali, otuz-kırk sene daha yaşayıp verimli bir şekilde yazmaya devam edebilseydi, romanı nasıl gelişirdi, değişirdi ve ilham verirdi acaba?
üzücü bir kitaptır. oturup hüngür hüngür ağlatmaz ama yutkunmak için mideye giden östaki borusuna öyle bir yumruk oturtur ki, feleğin şaşar.
uzak diyarlara bakarsın öyle dakikalarca ve anlamsızca.
düşünürsün ve çaresizliğin mecburiyetinde dünyan başına yıkılır.
yusuf'la muazzez'in kaçtığı yerde okumayı bırakmalıydım.
orda öylece kalmalarını isterim.
denizin nerede bittiği, gökyüzünün nerede başladığının belirlenemediği sınır çizgisi gibi.
o sırada chopin piyanoyu verem mertebesine çıkarmalıdır.
Kuyucaklı Yusuf Sabahattin Ali