"Duygusuz kimselerin ahlâk adına işgüzarlık etmeye ve erdem adına şevkle zarar vermeye olağanüstü bir yatkınlığı vardır. Öylesine ki, duygusal yakınlığa tanık olmak onları rahatsız eder, çünkü kendileri bundan mahrumdurlar."
"Gerçekten duygusal olmayan biri olduğuma inandım. Etkilenmemek, benim özvarligimin bir parçasıydı. Derinde yanan bir ateş vardı ve ona ulaşamıyor, hatta tanımlayamıyordum bile. Bunun yerine kendimi köpük ve duygusuz hissediyor, hiçbir şeyde keyif ve neşe bulamıyordum."
"Yarım kalmış birlikteliğimizi, acıları, geçmiş güzel günleri, geceleri yeniden yaşadım. Anladım ki bende yiten, kırılıp dökülen, hırpalanan hiçbir duygu yok."