e

Evrim Teorisi

2 üye
Takip
Teorinin üç temel kavramı vardır: Doğal seçilim, mutasyon, türleşme.
Sayfa 18
Evrim Teorisi
Teorinin özü şuydu:
° Canlılar, sanıldığı gibi müstakil türler halinde defaten meydana gelmemiştir.Hayat suda başlamış ve sudan karaya doğru evrilmiştir.Bu süreçte çevre şartlarına uyum sağlama becerisi gösteren canlılar, evrimleşerek muhtelif türler oluşturmuştur.Evrilme, olmuş bitmiş bir süreç değildir, hâlâ devam etmektedir.Milyonlarca türden oluşan canlılar, çevreye uyum sağlama çabasında doğal bir seçilimle hayatta kalmıştır.Yaşadığı çevrenin şartlarına uyum sağlama kabiliyeti daha gelişmiş canlılar, evrimleşerek hayata tutunmuşlardır. °°°
Sayfa 17
Evrim Teorisi
Reklam
Evrim teorisi ne der ?
Evrim teorisinin özetle önermeleri: 1) Evrim süreci , belirli bir fertle ilgili değildir, bir türe mensup fertler topluluğu ile ilgilidir. 2) Canlıların gen haritaları, geriye doğru izlendiğinde bütün canlıların tek bir atadan geldiği sonucuna ulaşılmaktadır. Türleşmeler, Klasik mantıktaki gibi fasılların eklenmesi yoluyla değil, genlerdeki küçük bozulmalar yoluyla ortaya çıkar. 3) Yeni türlerin ortaya çıkışı, zorunlu olarak eski türlerin yok olmasını gerektirmez. 4) Milyonlarca yıla yayılan evrimleşme sürecinde bir önceki, sonrakine nispetle daima ara form oluşturur.Fakat bu ara form, çoğunlukla yanlış anlaşıldığı üzere eksik özelliklerle ilgili bir durum değildir.Bu sebeple biyolojik bir kavram olarak evrim, organizmanın mükemmelleşme sürecini ifade etmez.Doğal seçilim kavramı sanki böyle bir imayı barındırıyor gibi görünebilir.Lakin bu kavram, mevcut şartlara en iyi uyum sağlama becerisini ifade eder, en iyi olmayı veya mükemmellesmeyi değil. 5) Evrim teorisi amaçlılığı (teleoloji, gâiyyet) kabul etmez. 6) Evrim teorisi, doğal ayıklanma sürecini, bu sürecin dışında bulunan yani süreci aşkın olan bilinçli fâile dayandırmaz Evrimci biyologlara göre değişim, bir amaçtan, dolayısıyla da bilinçten yoksundur.Değişim sebebi, doğanın itici veya baskılayıcı gücüdür. 7) Altıncı maddenin zorunlu bir sonucu olarak , genlerin mutasyona uğrama sürecinde bir toplulukta bulunan fertlerin niçin tamamının değil de bir kısım fertlerin yahut niçin a,b,c fertlerinin değil de bir kısım fertlerinin mutasyona uğradığı sorusunun cevabı yoktur.Bu seçilim tamamen tesadüfidir.Fakat bu, evimdeki her şeyin tesadüfle açıklandığı anlamına gelmez.Aslında DNA molekülleri, bir neslin özelliklerini diğer nesle aktardığı için insan bedeninde en sıkı korunan hücrelerde bulunur...genlerdeki
Sayfa 19
Evrim Teorisi
Evrim Teorisi Dağı!
Bu kitabın yazılış gayesi, İslâm biyoloji görüşünü temellendirmektir. Açıktır ki, çağımızın Müslümanları arasında bu görüş eksik ve bu görev yerine getirilmemiştir. Bunu söylerken bu yönde hiçbir şey yapılmamış ve yapılmamaktadır demek istemiyoruz. Fakat ortada Evrim Teorisi adında kocaman bir dağ dururken, bu dağ aşılmadan onun eteklerinde dolaşılmakla yaratılışçı olunmaz. Müslümanlar Evrim Teorisinin farkında olmasına farkındadır. Bazıları bu teoriyi dışından reddetmekte ve kendi dünyasında çürütmektedir. Bazıları da onun peşine takılmakta ve onun her sözünü onayladıktan sonra bir de yaratılışçı kalıp, "yaratılışçı evrimcilik" veya "evrimci yaratılışçılık" gibi uzlaştırmacı bir yol tutmaktadır. Biz her iki yolu da yanlış buluyoruz; her iki yolun da bize o dağı aşırmadığını, sadece yolumuzu şaşırttığını düşünüyoruz. Bize göre, çağın İslam biyoloji görüşü üç esas üzerinde temellendirilebilir. Bu üç esas; Hayat Hamlesinin analizi, Evrim Teorisinin kritiği ve İBDA Diyalektiğinin biyoloji alanına tatbikidir. Bu kitapta bunu yapmaya çalıştık. İddiamızda başarısız olsak bile, ihtiyacın dile getirilişindeki isabetimizin takdiri, hatalarımızın çıkarılması yoluyla İslâm biyoloji görüşünün sağlam temeller üzerinde yükselişini sağlayabilir. Bundan dolayı müsterihiz.
Sayfa 9 - İhtilâl Yayınları·Kitabı okuyacak
Evrim Teorisi
İlk insan embriyosu ve ilk ağaç tohumu nereden geldi?
Bu ev­ren güçlü, mükemmel nitelikte tek bir varlıktır, öncesi ve sonrası yoktur: o vardı, vardır ve var olacaktır, yani evrensiz bir zaman ol­madı, onsuz bir gelecek de olmayacak, senin doğumu ve ölümü ol­madığını sandığın hayalindeki Allah gibi. Zaman ve mekân, bu var­lığın zorunlu olarak içinde var olduğu iki koşuldur, yani gerek za­man, gerekse mekân evrenin asıl nitelikleridir. Eğer sen, evrenin bir varlık olarak kendi kendine var olmasının ve ortaya çıkmasının olanaksızlığını, onun mutlaka başka bir varlığın iradesiyle oluşmak ve ortaya çıkmak zorunda olduğunu söylüyorsan, bu noktada bir itirazım olacak sana: Bu başka varlığın ortaya çıkışında, senin bu argümanına göre, üçüncü bir varlığa bağlı olması gerekir ve bu üçüncü varlığın da dördüncü bir varlığa, böylece sonsuza dek uza­nan bir varlıklar zinciri söz konusu olacak ve bu zincir hiçbir yer­de durmayacaktır. Eğer sen, evrenin yaratıcı etkeni sandığın, hayalindeki öteki varlığın (Allah - ç n ) kudretli olduğunu söylüyorsan, bu, kudretin söz konusu varlık için bir nitelik olabileceğini kabul ettiğin anla­mına gelir. O halde, bu kudret, yani bu nitelik, bizim evren dediği­miz gözle görülür varlığa verilsin. Sen kudreti niçin Allah olarak benim sediğin düşsel, farklı bir varlık için kabul ediyorsun da, göz­le görülür elle tutulur bu varlıkta olanaklı görmüyorsun? Şimdi kendi düşünceni bir kenara bırak ve beni dinle, çünkü beş duyu or­ganınla bundan daha çoğunu bilemezsin. Şu halde, bu birleşik, güçlü, mükemmel oluşumun her parçası uzay boşluğundaki geze­genlerden ve yerküreden ya da herhangi başka bir maddeden oluş­sa da, tekil anlam da tamamen atom dur, toplam olarak bütün atomlar ise, her şeyi içine alan evrenin birleşik, bütünsel özüdür. Asıl yaratan ve yaratılan evrenin kendisidir. Evrenin atomlardan
Evrim Teorisi