f

Felsefe düşünce eleştiri kuram

2 üye
Takip
Eğer dünyanın değeri olduğuna dair bir hissimiz olmasaydı, acılarımızı itiraz edilmesi gereken şeyler olarak tanımlayamazdık ve tabii içinde bulunduğumuz kötü du­ rumun normal olmadığını anlamamız mümkün olmazdı. Fakat bu değer, hemen bir ideolojiye ya da duygusal bir tür hümanizme dönüşeceği ve dolayısıyla çözüm sağlamak ye­ rine sorunun bizzat kendisi haline geleceği korkusuyla açık bir şekilde dile getirilemez. Bunun yerine bu değer, kendini ne olmadığı üzerinden ortaya koymalıdır -bu yazının söy­ lenemez olanla yüz yüze geldiği o şaşmaz berraklıkta. Bu yü zleşme için gerekli olan mesafe, aynı zamanda komedi ve güldürü için de söz konusu olduğuna göre, öyleyse değer -İrlanda edebiyatında sıklıkla olduğu üzere- ümitsizce baskıcı olan bir dünyada bir an için açıklanamaz bir biçimde tecrübe edilen aşkınlık hissindedir -ki buna ruhun inceliği diyoruz. Delilik, bilgiçlik, beden, kendiyle alay etmek, key­ filik, sonsuz tekrarlama, mekanik indirgemecilik. .. işte bü­ tün bunlar aynı zamanda çok komik de olabilecek amansız temalardır ve bu yüzden "post-insanın" mizah üstadı için uygun malzeme sayılırlar. Eğer Beckett nihayetinde bir mizah yazarı ise, bunun sebebi trajediyi bir ideoloji türü olarak reddetmesi değildir. Freud ve Adorno gibi Beckett da somurtkan ve kasvetli gerçekçilerin, insanların özgürleş­ mesine neşeli ütopyacılardan çok daha içtenlikle hizmet edeceklerini bilmektedir.
Sayfa 25 - Dimurg Art yayınları 2024·Kitabı okudu
Nihilizmi savunan ünlü felsefeci Arthur Schopenhauer, şunları söylerken hakikaten çok haklıydı : “Ayaktakımının hepsi sosyal insanlardır. Çünkü sosyallik insan sevgisine değil, yalnızlık korkusuna dayanır.” - Arthur Schopenhauer
Reklam
Annesinin, dizinin dibinde ”o mesut. zatnaa"a geri dönmeye muhtaç, ama oraya da dönemeden müebbet çocuklukta asılı kalır Ahmet Cemil. Ummanın sonsuz derinliklerinde kaybolma, ana rah­ minin arızasız tamlığtna gerileme hayaliyse gerçek annenin artık: hiçbir tamlık vaat etmeyen silik sesiyle kesintiye uğrayacaktır: "Cemil -: niçin karanlıkta yalnız oturuyorsun?"
Sayfa 150 - Metis yayınları 2012·Kitabı okudu
Bize ana dilimizin kapısını açan, Şark’tn kapısını aralayan, bize kendimizi ve-_ Ten adamdır Yalıya Kemal. Kayıp sesi bulan, kınlan zinciri onaran, Şark-Garb ikiliğini sona erdiren kişi; evin anahtannı bulan, dili ök­ süzlükten kurtaran, kurumuş pınarı canlandıran adam. Evet, on sene Avrupa'da yaşamış, "kayıtsız şartsız Avrupalı" olmuştur, "
Sayfa 124 - Metis yayınları 2012·Kitabı okudu
Endişe hep var. İyi yazarlar endişeyi roman başladığında çoktan savuşturmuş olanlardan değil, roman boyunca taşıyabilenlerden, bir başka deyişle romanı endişenin belgesi değil, sahnesi kılabilenlerden çıktı.
Sayfa 65 - Metis yayınları 2012·Kitabı okudu
Reklam
13 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.