h

Hak Âşıkları

2 üye
Takip
BEN HAYVAN KALMAK İSTEMİYORUM!
Mürşidim Bediüzzaman Said Nursî, Lem'alar, 13. Lem'a'nın 5. İşaret'inde, diyor ki: "Nefis şeytanı her vakit dinler." Şimdilerde neden böyle olduğu üzerine düşünüyorum arkadaşım. Sonra başka bir mübarekten okuduğum şu tesbit geliyor aklıma: "Allah, ruhu bedene yerleştirdiği zaman, durmak istemedi. Hûda da onu bedene nefisten âşık etti." Kendi nefsime baktığım zaman da bu hakikati görüyorum. İnsanın bekâya âşık yanları dünyaya razı olamıyor. Onunla tatmin edilemiyor. Lâkin yaşaması için de bedenli kalması lâzım. Yani varlığımızın devamının baktığı iki veche var: 1) Sonsuza dâir şeyler yaptığımızda ruhumuz tatmin oluyor. 2) Fânî şeyler yaptığımızda nefsimiz tatmîn oluyor. İmtihanın iki kanadı. Gerçekliğimizin ikili dünyası. İnsan komplike bir varlıktır. Cenâb-ı Hakkın çok hikmetli oranlarla kardığı nice nice şeylerin teşekkülünden oluşuyoruz. Bunlar bizde varolmalarıyla gerçekliklerini de dünyamıza taşıyorlar. Nefis fânîyâtta tutunmamızı sağlıyor. Bedenî varlığımızın devamını kollamak için nefse muhtacız. Acıkmalıyız. Evet. Fakat insan sadece acıktığı için yemez. Bir de lezzet almalıyız. Bu lezzet bir habercidir özünde. O şeyin faniyatımızı korumak için gerekli olduğunu söyler. Arzî lezzetler arzî varlığımızın devamı için çakılan sinyallerdir. Semavî lezzetler semavî varlığımızın devamı için çakılan sinyâllerdir. Bir Kur'ân mushafına baktığında, birkaç satır okuduğunda, namaz kıldığında, oruç tuttuğunda, hattâ en küçüğünden bir sadaka verirken hissettiğin tatmînse sana bekânın şarkılarını terennüm ediyor. Onun mesajı daha da yücelere dâir. Diyor ki yâni: "Bu yaptığının da sonsuzda bir anlamı var. Sonsuzda bir anlamı olduğu için de şu ferahlığı gönlünde hissettin. Maşaallah sana." __"Lezzet-i ruhaniye" böyle teşhis edilir. Cebindeki bin lirayla baklava
Hak Âşıkları
Hakk'a âşık olan kişi Akar gözlerinin yaşı Pür nûr olur içi dışı Söyler Allah deyu deyu. - Yûnus Emre
Hak Âşıkları
Reklam
ATEŞİN YAKAMAYACAĞI TEK ŞEY, AŞK...
O'nun bir Velîsi, sadece o nûrun bir zerresine tevârüs etmekten ibâret velîliğin bir örneği, asırlarca sonra başını seccadeye koyacak ve diyecektir ki: "Allah'ım beni kızdırma; yoksa ne kadar merhametli olduğunu halka ifşa ederim; sana tapacak tek fert bulamazsın!" Bu cüretli edâ, aşk içinde yanan ve gözü o ân hiçbir şey görmeyen o velîye, o velînin makamına mahsustur ve bizce benimsenemez. Bize düşen, ölçüleri zedelemeden aşkın ne büyük şey olduğunu düşünmektir. "Ateşin yakamayacağı tek şey, aşk..."
Sayfa 523 - LXXX, HUZURLARINDA, -Allah Sevgisi-, BÜYÜK DOĞU Yayınları
Hak Âşıkları
AŞK YILDIRIMLARI...
Nihayet varılmaz olan sana, en çok yaklaşmanın, görülmez olan seni en aydınlık görmenin biricik usûlü, şu noktada toplanıyor: "Tepeden inme aşk yıldırımları altında büsbütün meflûç, büsbütün kör hâle gelmek ve ondan sonra her vücut zerresine bir çift kanat ve bir çift göz hediye eden bir hafiflik ve kolaylıkla uçmak ve görmek."
Sayfa 16 - Başlangıç, BÜYÜK DOĞU Yayınları
Hak Âşıkları
Aşkla...
Aklın son kertesini temsil eden Melek "Sidret-ül Münteha" da sana demedi mi? "Bana burdan ileriye yol yoktur! Geçersem yanarım!" Ya buradan ileriye nasıl geçilir? "Aşkla" Ve sen uçtun ve İlâhî visâlin en mahrem bucağına ulaştın. Senin ulaşılmaz olan Allah'a yine O'nun izniyle ulaşmandaki usûlledir ki, biz sana, ulaşılmaz olan sana, ulaşmaya çabalayabiliriz. Sana yaklaşmanın biricik şartı bu!..
Sayfa 16 - 17 Başlangıç, BÜYÜK DOĞU Yayınları
Hak Âşıkları
VELÎLER ve AHLÂK...
Şu "ene" denilen, "ben" denilen nesneyi ve onun gölgesi olan kibri yıkmakta en güzel ahlâkı Velîlerden öğrenebiliriz: İbrahim Ethem'e sorar, Şakik Belhi: "Şükür mevzuunda ne yaparsınız?" "Bununca şükrederiz, bulamayınca sabrederiz!" Gayet tabiî olarak böyle cevap verir ve bu ahlâkın tâ kendisidir. "Horasan'ın köpekleri de böyle yapar!" der Şakik... "Ya siz ne yaparsınız?" "Bulunca dağıtırız, bulamayınca şükrederiz!.." Bu ise cemiyet ahlâkından tutun fert ahlâkına kadar gider!..
Sayfa 138 - 139 4. Baskı, Ekim 1991, II. Bölüm, İslâm Tasavvufu, BÜYÜK DOĞU Yayınları
Hak Âşıkları
Reklam
Reklam