- "(...)Galiba, bu eserde niçin hâdiselerin hülâsa ve özünü verir, ruhunu işlerken klasik bir işkence edebiyatı içinde görünmediğim, öyle bilinmek de istemediğimi anlatmış oluyorum. Kuru bir vakıa tesbitinin, herhangi birinin aile albümü kadar sizi enterese etmez bir cansızlıkta kalacağı, tam öyle olmasa bile, belli değil mi? Meğer ki, kuru vakıa nakli canın cana bakmasına muhatap olsun da, onunla ilim ve fikirleşsin. Bu iş ise, sadece nadidelere mahsus; bizim anlatımımız ise, niyet olarak da umuma."
Sayfa 223 - XVI. ŞİMDİ ve ARKADA KALAN, İBDA Yayınları