(...)Uyduruk mantıkî muhakemeyi esas alıp onunla saçmasapan "dinler tarihi" diye gûya ilmî açıklamalar yapan ve ille de İslâm'ı kendi salak kurgusuna oturtmaya çalışanlara, İmam-ı Rabbanî Hazretlerinin ağzından deriz ki:
- "Allah Resûlü'nün Haktan getirdiği ve bildirdiği şeylerin hepsi, bütün hâlinde bedahet ifade eder ve hiçbir delile muhtaç değildir. Allah'ın vücudu, birliği ve Peygamberinin doğruluğunu idrak kuvvetinin manevî marazlardan ve kötü illetlerden uzak olduğu nisbette bedahete yaklaşır. Bedahete yaklaştıkça da fikir ve delil kıymetten düşer, lüzumsuzlaşır. İdrak kuvvetinde fikir, nazar, delil ve ispat, ancak illetin vücudu ve marazın tezahürü zamanında olabilir."
Sayfa 76 - 77 2.Levha -Felsefenin Manzarası ve Hayatın Hakikati-, Hayatın Hakikati, İBDA Yayınları