Ruhumun sisli vadilerinde, önümü göremez bir halde derinlere gömüldüğümde anladım ki; sis, insanın kendi hoyrat zihniyle yarattığı bir perdedir. Bu dipsiz boşluktan kurtulmanın tek yolu, kendi gücümle çabalamak değil, ellerimi semaya kaldırıp O’nun uzattığı ipe tutunmaktır. Unutma; en derin vadi, güneşin doğuşuna en yakın yerdir."
"Kendi içimizde kopardığımız fırtınalar, dışarıdaki hayatın gürültüsünden daha çok yorar bizi. Bazen sadece susmak ve sadece O’nun (c.c.) varlığını kalbimizin en derininde hissetmek, binlerce kelimeden daha çok şifa verir. Ruhumuzun limanı, aslında dışarıda değil, içimizdeki sükûtun ta kendisindedir."
İnsan, Rabbinin bitimsiz nimetlerine karşı nankörlük perdesine büründüğünde, bu gaflet hali kaçınılmaz olarak insan ilişkilerine de sirayet eder; zira kaynağına vefasız olan, mahlukata vefalı olamaz."