İslam Şeriatı

4 üye
Takip
GERÇEKTEN ŞERİAT İSTİYOR MUSUN?!.
1- Şeriat diyorsan "İslâm İnkılabı" diye bir dâvan olacak. Öyle köşene çekilip günlük dualarını yaparak şeriat olmaz. Şeriat, Allah'ın insanlığa sunduğu topyekûn kurtuluş reçetesidir; İslâm düzeni ölçüleridir. Onu hayata hâkim kılmanın, yeryüzüne hâkim kılmanın davası (inkılâp dâvası) olmadan şeriat palavradan ibarettir; göz boyamadır; çıkar aracıdır. 2. Şeriat diyorsan "İslâmî dünya görüşü" diye bir meselen olacak. Dersen ki, şeriatın bir eksikliği mi var da bir de İslâmî dünya görüşü diye bir mesele olsun? Biz de sana deriz ki, mesele şeriatın eksikliği, ona ekleme ve ondan çıkarma meselesi değildir; mesele şeriata bakış açısı ve ona muhatap olma meselesidir. Nasıl ki mezhepler, fetvalar, hattâ hadisler, şeriatta bir eksikliği gidermek üzere ortaya çıkmadılar; ondaki gizlilikleri açık etmek ve ona bakış açısını sistematize etmek üzere ortaya çıktılar. İslâmî dünya görüşü de şeriatı hayata hâkim kılmanın vasıta sistemi ve bunun idrâkıdır ki, Büyük Doğu-İbda bu idrâkın ürünüdür. Bu idrâk olmazsa ne olur? İki şey olur: 1.si, şeriat diye insanlara ilkel bir zorbalığı dayatırsın. Şeriatı, pazar yerlerinde sopa ile dolaşıp namaz kılmayanları tekme tokat camiye götürmek sanırsın. Kadınları eve tıktık mı, şeriat tamamdır sanırsın. Zamanın getirdiği bütün yeni meselelere sırtını dönersin. Ne İslâmî bir ekonomi modeli, ne hukuk düzeni tutturamazsın. İşte Vehhabilerin yaptığı gibi, hayvanı bağlasan durmayacak bir disiplin kurarsın... 2.si, muhafazakâr demokrasi gibi, bütün dünya görüşü icaplarını dışarıdan alırsın. Kapitalizmin en çarpık modelini, hukukun en yozlaşmış biçimini, ahlakî değerlerin en soysuzlaşmış örneklerini halka sunar, kendin masanın arkasında namazını kılar, iki yılda bir hacca gidersin. Bunu da dinî bir şey yapmak zannedersin. Bu, dinî bir şey yapmak değil,
İslam Şeriatı
İslam'ı şeriatinde devleti belirleyecek, ona herhangi bir özelliğini kazandıracak hiçbir hüküm yoktur. Adalet, emanetlerin ehline verilmesi ve istişare hükümlerinin, gaye ve yöntem ilkelerinin olduğunu, devlet için çok önemli belirleyiciler olmakla beraber Bizim araştırdığımız unsurlar açısından pratik ilkeler içermediğini söylemiştik
Sayfa 346
İslam Şeriatı
Reklam
Onlar istesede istemese de, bu topraklara İnşaAllah bir gün mutlaka yeniden İslam nizamı hakim olacaktır. Bunu görecek belki biz olmaya biliriz! Ama görecek kişiler şimdilerde çocuk, beklide besiklerde annelerinin söylediği şeriat ninnilerini dinlemekte.
Sayfa 131 - Kâfirler, Münafıklar, ideolojiler,sapık görüşlere sahip olan kişilerde,şahıslarda, kemalis zihniyeti olsada nice batılı fikirlerde olsada onlar hepsi istemese dâhi Allah Nuru Tamamlayacaktır.İslam Şeriatı yer yüzüne hakim olacaktır ...·Kitabı okudu
İslam Şeriatı
İSLÂM FELSEFESİ TÂBİRİ YANLIŞTIR...
- "(...)İslâm felsefesi tâbiri yanlıştır! Bunun yerine İslâmî ilim ve hikmet demek doğru olur. Zira felsefe tâbiri Eski Yunan'dan gelir ve "hikmet muhibbi" mânâsındadır. Hikmet ise *sübut demektir ki, her şeyi yerinde bilmektir. Hikmet muhibliği hikmetin sabit olanını bilmek demek olmadığına göre, felsefe tâbiriyle kastedilen, sabit ve muhkem din ölçüsüne uymaz...
Sayfa 124 - Parçalar, -Efendi Hazretlerinin; ders, takrir ve mektuplarından- İslâm'da Ceza-Bir devirde Yargıtay üyelerinden, tanınmış bir hukukçu, Efendi Hazretlerine 9 suâl yöneltiyor ve toplu cevabını alıyor-,4. Basım, Büyük Doğu yayınları
İslam Şeriatı
AKLÎ İLİMLER ve KUR'ÂN...
Aklî ilimler, faraza semavî kitaplarda çerçevelenmiş olmasaydı, beşerin selim zekâsı bunları bulabilirdi. heyet hendese, hesap, riyaziye, kimya, fizik, tıp, teşrih, arz tabakası, nebatat, hayvanat, madenler, askerlik ve daha aklî ilimlerin niceleri, Kur'ân'da çekirdeklenmiştir. Kur'ân evvellerin ve âhirlerin bütün ilimlerini züpteleştirmiş bulunduğu gibi, âlemin hilkatinden zamanın inkırazına kadar bütün hâdiseleri de kuşatmıştır...
Sayfa 129 - Parçalar, -Efendi Hazretlerinin; ders, takrir ve mektuplarından- İslâm'da Ceza-Bir devirde Yargıtay üyelerinden, tanınmış bir hukukçu, Efendi Hazretlerine 9 suâl yöneltiyor ve toplu cevabını alıyor-,4. Basım, Büyük Doğu yayınları
İslam Şeriatı
DİN ESASLARINI TESBİT EDEN MÜÇTEHİDLER...
Cezayı tertip ve tâyin, din esaslarını tesbit edenlercedir ki, müçtehitlerdir. Tatbik eden ise, Mü'minlerin reisi veya kendisine niyabeten tâyin ettiği kaadî, yâni hâkimdir. Bu makamlar, şeriat, yâni din mihrakında birleşir ve hiçbir ayrılık ifade etmez. Hâkimin her ilimde bilgili, ahlâklı, Allah'a bağlı, şefkatli ve merhametli olması şarttır. İnfaz merasime bağlı değildir. Ancak ibret numunesi olmak ve hâkimin adalet ve hükmün doğruluğunu göstermek için bazı cezaların teşhiri lâzımdır.
Sayfa 129 - Parçalar, -Efendi Hazretlerinin; ders, takrir ve mektuplarından- İslâm'da Ceza-Bir devirde Yargıtay üyelerinden, tanınmış bir hukukçu, Efendi Hazretlerine 9 suâl yöneltiyor ve toplu cevabını alıyor-,4. Basım, Büyük Doğu yayınları
İslam Şeriatı
Reklam
Reklam