İslam Tefekkürü

3 üye
Takip
İslâm tefekkür tarihi büyük ölçüde İlâhî bildiri ile insanî bilgi arasındaki çok yönlü münasebetten doğan enfüsî tecrübeler bütünüdür. Bu tarifte kullanılan "İslâm" tâbiri bu tarihi oluşturan fikirlerin herkes için aynı şekilde "İslâmî" olduğuna delâlet etmez; daha çok söz konusu tarihin Müslümanlar tarafından teşekkül ettirildiğine ve gayr-ı Müslim unsurların da, Müslümanlarca oluşturulan sosyo-kültürel çevre içinde İslâm tefekkürüne katkıda bulunduğuna işaret eder...
Sayfa 34 - I. Bölüm, Bir Başka Fasl-ı Makal, -Felsefe-Din İlşkilerinin Aslı ve Faslı-, Nehir Yayınları, İstanbul 1987
İslam Tefekkürü
Tefekkür... Hususen Kant’ın işlediği “hâdise’ye yanaşan insan şuuru” meselesi bağlamında, “hüküm”ün terkibî mahiyet arz etmesi, hükmün köklerinin müşahede ve tecrübe edilen şeyde olduğu kadar “kabli-peşin” nitelikte bir akıl verisine de dayanması hususu ve bir nesneye ait tek başına bir bilginin bir “hüküm” ve “fikir” ifade etmeyeceği davasının kökü, İmâm-ı Rabbânî Hazretleri’nden: “Tefekkür, şübheye düşmeden ve kalbi başka şeylerle meşgul etmeden, elde edilmek istenen bir ilim için iki bilginin arasını birleştirmektir. Şayet kalb, bu ilmi hazırlamak ve birleştirilen o iki bilgide hissetme niteliğini kaybedecek derecede dikkat kesilir, tecridî ve âdî şeyden (alelâdeleşmiş şeyden) kıymetliye intikal ederse, buna tefekkür denir!” Yine o der ki: Şer’î, istidlâlî ve nazarî ilimlerden maksat, dindeki gizliliklerin açığa çıkarılması, icmâl yollu olan marifeti tafsile getirmek ve nazariyattan zaruriyata çıkarmaktır; bütün maksat da odur! İstidlâl: Bir delile dayanarak netice çıkarma. Tecrübe ve müşahedeye dayanan bütün ilimler bu sınıflamadandır. Delile nazar etmek; muhakeme etmek; zihnin, eserden müessire veya müessirden esere intikali. “Tümdengelim” ve “tümevarım” davası; keza umumî ve genel olandan, hususî ve cüz’î olana veya tersi işlemler. Teori-pratik ilişkileri vesaire. Nazari: Nazar ve görüşe ait. Teorik. Doğru veya yanlışlığı amelî (pratik) olanla görülecek olan. Düşünceye ait, düşünceyle ilgili.
2. Basım: 2022, 3. Levha, ŞUUR - BERZAH, ŞERİAT - AKIL - BASİRET, İBDA Yayınları
İslam Tefekkürü
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Feraset- basiret ve hikmet nazarıyla bakabilmek
İslâm tefekküründe Mü'minin ulaşması gereken ideal nokta olarak, Peygamberimiz (aleyhissalâtü vesselâm) tarafından işaretlenen, Mü'minin ferasetinden korkunuz, o Allah'ın nuruyla bakar." müjdesi, bilgilenmenin hangi niyete merbut olması gerektiğine dair ipucu vermektedir...
Sayfa 95 - IV. Bölüm -Üç Kimlik: Âlim-Aydın-Mütefekkir- Kudema Yayıncılık
İslam Tefekkürü
Atalet değil adalet...
İslâmî tefekkür Müslümanca yaşamanın mihenk taşıdır. Zira kaybedilen ontolojik zemin kazanılmadan, camilere hapsedilmiş, siyasetten iktisada değin hayatın merkezinden çekilmiş bir İslâm anlayışıyla insanlar oyalanacaktır. İslâm ise ataletin değil adaletin temellendirilmesi için gönderilmiş bir dindir...
Sayfa 44 - I.Bölüm -Modern ve Postmodernin Teşrihi- Kudema Yayıncılık
İslam Tefekkürü
Ya Hep Ya Hiç...
- "(...)Yapılması gereken, her şeyden evvel İslâm'ın bize sunduğu hayat tasavvurunun parçacı bir şekle büründürüldüğü takdirde selâmeti sağlayamayacağını baştan anlamaktır. [...] En azından ortaya çıkan menfi manzara, külliyen alınmamış bir nizâma hamledilmemelidir..."
Sayfa 49 - I.Bölüm -Modern ve Postmodernin Teşrihi- Kudema Yayıncılık
İslam Tefekkürü
ULUS-DEVLET ve ŞERİAT...
- "(...)Dinlere ve fikirler kendisini yok etmediği sürece ve kendi isteğince yer tayin eden Ulus-devlet paradigması hâli hazırda tüm dünyayı kasıp kavurmakta, halklarını demir kafeslerde barındırmaktadır. Ulus devlet kıyafetini İslâm'ın üzerine giydirmek ise mümkün değildir. Zira İslâm'ın kendine has sınıf ayrımı olduğu gibi yasamasının dayandığı yer ise Şeriattır..."
Sayfa 46 - I.Bölüm -Modern ve Postmodernin Teşrihi- Kudema Yayıncılık
İslam Tefekkürü