Kendimle en ufak bir ilişkim yoktu ki. Aksine bir dakika bile yüzleşmek, kendimle birlikte vakit geçirmek istemediğim biriydim. Kendimden ölesiye bir kaçış. "Yalnızım," dediğim zamanları bu denli bir korku filmi gibi yaşamam, hep dışarıya bakıp bir kurtarıcı beklemem, kendimden hemen kaçmak için yer yer içki, bol duman, lüzumsuz ortamlar, lüzumsuz ilişkiler ya da lüzumundan fazla çalışmak gibi çözümlere can havliyle sarılmam hep bundanmış. Benim en büyük korkum, kendimmiş. Oysa kendinden kaçabilir mi insan? Hele zihni bir yandan, o kendi zannettiği korkuluğu her an parlatmak için çalışıyorsa. Bütün bir insanlık kaçmaya çalışıyor oysa... haplar, uyuşturucular, bilgisayar oyunları, alışveriş neler neler. Hayretle fark ediyorum. Ben de kaçtım ölesiye. Hep dışarıdan yardım bekledim kurtulabilmek için bu korku filminden, hep dışarıya bel bağladım.