İnsan dediğin böyledir. Evinde öğrendiği anadille yaşar hayatını.Sonradan öğrendiklerimiz süs gibi durur zihnimizde. Anamızdan babamızdan ne gördüysek , hangi duygu anadilimizi yazdıysa hayatımıza hep o duygular egemen olur .
Buna göre Fatoş’un kader motifi hep kendini eksik ve kusurlu hissetme, başkalarından aşağı görme, hep bir sahip arama sonra da bulduğu sahibin kulu, kölesi olma üzerine işlenmiş. Bu motifi değiştiremezsek, kader ona hep aynı filmi gösterecek.
Teselliyi bu hayallerde buluyor. Aslında bunlar hayal değil, daha önce yaşadığı şeyler. Zaten onlar yüzünden bu hallere düşmedi mi? Hep aynı motifleri tekrar ederek kaderin elinden kurtulamayacağını ne zaman anlayacak acaba?