Vatansız kalmanın ıstırabını idrak eden Kayılar, içinde bulundukları girdaptan çıkamazlar mıydı? Ataları gibi cihangirâne devlet kuramazlar mıydı? Bunca zorluk, bunca zahmet ne içindi? Elbette ki gölgesinde güvenle yaşayabilecekleri bir toprak parçası için. O toprak, yurttu işte...
Söğüt, bir limandı, umutsuzluk içinde kıvranan halkın sığındığı. Hedefe gidilen yolda güvenli bir menzil, bütün yolların kesiştiği müstesna bir yerdi...
Kayıların Anadolu topraklarında dur durak bilmeden yol alışı, yeni bir yurt arayışıydı aslında. Öz yurtları, düşman atlılarınca çiğnenmiş, topraklarından sökülüp atılmış, nice savaşlar görmüş, türlü acılar çekmiş bir topluluğun, istirap dolu bir yolculuğun ardından huzuru Anadolu topraklarında bulma çabası...
Kayılar buraya uzun ve meşakkatli, zor bir yoldan gelmişlerdi. Anadolu'nun kapılarını açarak tapusunu alan Selçuklular, yurtlarından koparak, kendilerine doğru akın akın gelen kardeşlerine sahip çıkmışlar, onları Anadolu'nun mümbit topraklarına yerleştirmişlerdi.
Söğüt, bir limandı, umutsuzluk içinde kıvranan halkın sığındığı. Hedefe gidilen yolda güvenli bir menzil, bütün yolların kesiştiği müstesna bir yerdi...
Kayılar buraya uzun ve meşakkatli, zor bir yoldan gelmişlerdi. Anadolu'nun kapılarını açarak tapusunu alan Selçuklular, yurtlarından koparak, kendilerine doğru akın akın gelen kardeşlerine sahip çıkmışlar, onları Anadolu'nun mümbit topraklarına yerleştirmişlerdi.