Muäz b. Cebel (رَضِيَ اللهُ عَنْهُ’)‘dan rivayet edildiğine göre;
Rasulullah ﷺ şöyle buyurdu;
“Kimin son sözü -LÄ iLÄHE İLLALLAH- olursa, o kimse cennete girer.”(Ebu Dävud, 3116.)
Rasulallah (s.a.v) şöyle buyurdu; "Lâ ilahe illallah diyen ve bununla yalnız Allah'ın rızasını dileyen bir kul kıyamet günü Cehennem ateşi kendisine haram kılınmış olarak mahşere gelecektir."
Hz. Ebû Hureyreden rivayet edilmiştir. Rasulallah (s.a.v) buyurdu ki; "Benim şefaatimden en fazla faydalanacak olan kimse, samimi olarak cânı gönülden Lâ ilahe illallah diyendir."
Kim "la ilahe illallah" demişse ve kim tevhidi anlatmışsa başına gelmedik işler kalmamıştır. Eğer bugün "la ilahe illallah"ı söylediğimiz halde hayatımızda birşeyler değişmiyorsa bu , O'nu hakkıyla yaşamadığımızı gösterir.
Ve keza "Allah" kelimesi de nefiyden sonra sıfatlar ile beraber düşünülür. Binaenaleyh "Lâ ilahe illallah" kelâmı, esma-i hüsnanın adedince kelâmları tazammun ediyor. Bu itibarla, şu kelime-i tevhid kelâmı, delâlet ettiği sıfatlar itibarıyla bir kelâm iken bin kelâm oluyor. "Lâ Hâlıka illallah" "Lâ Fâtıra, Lâ Râzıka, Lâ Kayyume illallah" gibi… Binaenaleyh terakki etmiş olan zâkir bir zat, bu kelâmı söylerken içindeki binlerce kelâmları söylemiş oluyor.
Mesnevî-i Nuriye