k

Kemâlist Devrim

2 üye
Takip
ÇELEBİ, BÖYLE OLUR BİZDE CUMHURİYET DEDİĞİN!..
Türkiye, M. Kemal'i olmayan Avrupa'nın öğrencisi nasıl olur? Yahut arkasından nasıl gider? Daha ilk adımlarda onları geçmiş ve kabul ettiği cumhuriyeti, onların akıl erdiremeyeceği bir mahiyete dönüştürmüştür. Demek ki, Türkiye'nin inkılâp dâhisi, herkesin bildiği cumhuriyete bile inkılâp vücuda getirerek Çelebi böyle olur bizde de konser dediğin fehvasınca, Türk'ün eseri hâline koyduktan sonra kabul etme şerefiyle mütenasip bulmuştur!..
Sayfa 31 - HİLÂFETİN ESESLARI, Mukaddime, Dar-ul-Hilâfet-i Âliyye Medresesi Yayınları
Kemâlist Devrim
Bugünkü Türkiye'de her şeyin üstünde tutulan ve dönmek mânâsında olan inkılâbın içinde bir kere dinden dönmek vardır. Belki asıl ehemmiyet inkılâbın bu cihetinde olacak ki, evvelce pek kıymetli bildiğimiz hürriyetler ve ismet örtüleri, bu dinden dönmek hatırı için feda ediliyor, istibdatlar ve cellâtlar, ta'zim ve takdise mazhar oluyor. Şapka beşer üstü bir saadet tacı mesabesinde tutuluyor. Öyle olmasa şapka bayramındaki fevkalâde coşku neden olsun? Bu serpuşun Müslümanlığa dokunur yeri yok dediklerine ne bakıyorsunuz? Alelâde bir külah değiştirmek üzerine bu kadar nümayişler, Türkiye'de hemen her şeyi durduran çılgınca sevinç hareketleri görülebilir miydi? Bu şapkayı ilk önce vilayetlere bizzat M. Kamal götürdü, umumileştirdi ve yayılmasına öncülük etti. hem de şapka giydikten ve giydirdikten sonra halkın gözünde büyüdüğü kadar, ondan önce hiç bu kadar büyümemişti...
Sayfa 29 - HİLÂFETİN ESESLARI, Mukaddime, Dar-ul-Hilâfet-i Âliyye Medresesi Yayınları
Kemâlist Devrim
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
*ŞAPKA ŞAKLABANLIĞI...
Üç dört sene evvel hilâfeti ve İslâmiyeti kurtardı denilen adamın panorama gösterir gibi döne döne Panama şapkası ile ortaya çıkıvereceğini ve Müslüman mahallesinde salyangoz satmaktan beter bir hâlde Kastamonu'nun meydanında Müslüman Türklere "Siz de benim gibi şapka giyeceksiniz.* Huzuruma, hocalarınıza varıncaya kadar başı açık reverans yaparak gireceksiniz. Kadınlarınızı açacaksınız, onlarda yüzlerini cihâna göstersinler ve gözleri ile cihânı görebilsinler! Bunda korkulacak bir şey yoktur." **diyerek, yüzü gözü açılmamış sıkılgan bakireleri kandıranları andırır surette, Müslüman zihniyetine göre küstahlığın en büyük derecesini göstermeye cüret edebileceğini hiç kimse hatır ve hayâline getirebilir miydi?
Sayfa 29 - HİLÂFETİN ESESLARI, Mukaddime, Dar-ul-Hilâfet-i Âliyye Medresesi Yayınları
Kemâlist Devrim
İNKILAP: DÖNME, DÖNÜŞMEK...
- "(...) Neyse şimdi biz inkılâba gelelim: Bizim eski bildiklerimizi alt-üst eden, katıksız cehâlete çıkaran hürriyet gibi, evvelce takdîs ettiğimiz mefhumları da yokluğa dönüştüren bu inkılâp acaba nasıl bir şeydir? Yenip yutulacak bir şeye de hiç benzemiyor. Gerçi inkılâp, dönmek demektir. Bunu yapanlar, sürdürmeye çalışanlar, anlaşılan her gün dönecekler, dönekleşecekler!..
Sayfa 29 - HİLÂFETİN ESESLARI, Mukaddime, Dar-ul-Hilâfet-i Âliyye Medresesi Yayınları
Kemâlist Devrim
Çağdaş Atatürk devriminde kadın.
Atatürk, kadın erkek bir arada yaşamayı öğrenmemiz için şehirler­de balolar, danslı eğlenceler yapılmasını önermişti. Artık kadınlar erkekleriyle sokağa çıkabiliyor; gazinola­ra, tiyatro ve sinemalara birlikte gidebiliyorlardı. Bu günlere göre hiçbir şeyimiz yoktu, ama yine de çok mutlu idik. Bir doçent hanı­mın nasılsa yakıştırdığı gibi, ne gençler militan, ne aileler misyo­nerdi o zaman. Bütün düşüncemiz vatanımızın özgür, ülkemizin çağdaş olması için elimizden geleni yapmaktı.
Kemâlist Devrim
Türkiye'de Atatürk Devrimi'yle birlikte tam üç devrim birden yaptık. 1- Rönesans, 2- Sanayi Devrimi, 3- Fransız Devrimi.
Kemâlist Devrim