k

Kimya

14 üye
Takip
Fenilin benzen yanındaki çaresizliği
Kimya
Reklam
Parfüm hammaddeleri
Mısırlılar, Hellenler ve Romalılar tarafından kullanılan sığırdili, özellikle Girit, Hellas ve Asia Minor’da bilinen anason Hellen ve Romalılar tarafından parfüm yapımında kullanılan hammaddelerdir. Bununla birlikte Hellen toplumları tarafından bilinen, Theophrastos’un da eserinde söz ettiği, parfüm tariflerinde adı geçen acı badem yağı da bu dönemde kullanılmış parfüm hammaddelerindendir.
Kimya
(Kimya ) Elementler ve atomlar
Atom numarası= proton sayısı Proton elementin türünü belirler. Pozitif yüklü tanecikleri,elektronlar da negatif,notronlarda yüksüz tanecikleri cekirdeklerde bulunurlar. Elektron ve protonlar birbirlerine çekim kuvveti uygular çünkü zıt yönlü taneciklerdir. Yani proton çekirdeğe doğru çeker elektronları neden yapismadiklari ise kuantum fiziği ile açıklanmaktadır
Kimya

Kimya Konusuna Benzer öneriler

m
Mehmet Âkif Ersoy47 üye · 1 yeni gönderi
Takip
İnsan ve Hayat5,9bin üye · 29 yeni gönderi
Takip
Hadîs-i Şerif354 üye · 15 yeni gönderi
Takip
Farklı Canlı Organizmaların Kimyasal Tekliği
Kendini eşleme yeteneğinin cansız dünyada gerçek bir karşılığı olmasa da, doymuş çözeltilerdeki kristallerin çoğalmasında aydınlatıcı bir benzerlik vardır. Kristalleşme süreci, orijinal “tohum” kristaline benzer yapısal bir çatı taşıyan yeni maddelerin oluşumunu sağlar. Kristaller, en basit canlı organizmalardan çok daha az karmaşıktır ve yapıları, canlı hücrelerin aksine, dinamik değil statiktir. Buna rağmen, kristallerin kendini “çoğaltma” yeteneği, fizikçi Erwin Schrödinger’in "What is Life?" (“Hayat Nedir?”) adlı ünlü denemesinde, hücrelerin genetik materyalinin bazı yönlerden bir kristalin özelliklerini taşıması gerektiği fikrine ilham vermiştir. Schrödinger’in 1944’teki bu öngörüsü (genlerin gerçek yapısının anlaşılmasından yıllar önce), genetik materyal olan deoksiribonükleik asidin bazı temel özelliklerini oldukça doğru bir şekilde tanımlamıştır. Bir organizmanın her bir bileşeni özgül bir işleve sahiptir. Bu durum yalnızca yapraklar ve dallar ya da kalp ve akciğerler gibi makroskobik yapılar için değil; aynı zamanda çekirdek ve kloroplast gibi mikroskobik hücre içi yapılar ile bunların kimyasal bileşenleri için de geçerlidir. Canlının kimyasal bileşenleri arasındaki ilişkiler dinamiktir; bir bileşendeki değişiklikler, diğerlerinde karşılıklı ya da tamamlayıcı değişikliklere neden olur. Bu bütünsel yapı, onu oluşturan tek tek parçaların ötesinde bir karakter sergiler. Moleküllerin toplamı bir programı yürütür; bu programın nihai ürünü ise, kendisinin kopyalanması ve bu moleküler bütünlüğün sürekliliğidir — yani, kısaca yaşamdır.
Sayfa 22 - Erwin Schrödinger
Kimya
Reklam
Reklam