Aileler erkek evlatlarını her şartta severdi ama kız evlatlarına yalnızca istedikleri gibi biri olursa sevgi gösterirlerdi. Bu yüzden kadınları koşulsuz sevgiye inandırmak güçtü. Bunu varlıklı bir ailede büyümüş olmama rağmen ben bile yaşamıştım.
Anne ve babalar çocuklarını koşulsuz sevmesi gereken ilk insanlar değimiydi? Öyleyse neden çocukları onların istedikleri gibimyaşamadığında, onların istedikleri hale bürünmediğinde yüz çeviren ilk onlar oluyordu?
İnsanlardaki çirkinliği fark etmeyen, yalnızca iyiyi hisseden hayvanlar dışında hiç kimsenin gözbebeğine baktığını, bir gözü yakından gördüğünü hatırlamıyordu Ruzena.
Ya beni ne kadar seveceksin? Yüzümde ilk kırışık belirinceye kadar, herhalde. Şimdi öğrendim artık: Kişi güzelliğini yitirince her şeyi yitirmiş oluyor. Senin çizdiğin portre öğretti bunu bana.