Gerçek başka, kutsal gene başkadır. Kutsal olan gerçek olmayabilir. Ama insan; gerçeklerin, zaruretlerin hasılası olarak yarattığı fikirlerini ve rejimlerini, bir zaman gelir kutsallaştırır. Onları dokunulmaz hale getirir. Dokunulmazlığın, kutsallığın başladığı yerde ise gerçek sona erer. Nas'lar, dogma'lar başlar. Yeni fikirler de, rejimler de donar. İnsanın kendi eserine kendisinin tapışı ve kendi eserine kendisini kurban verişi, işte ondan sonra başlar...