Türkiye için ne mutludur ki bugün, tekrar, bir elinde İstanbul, öbüründe Antakya, Akdeniz'in ve cihanın karşısına dünyanın en muazzam iki tarihi şehrini almış, öyle çıkıyor ; hudutlarını, birisi şimalde, öteki cenupta parlayan iki tarih ve talih
yıldızı işaretliyor.
“Ne kadar zengin ve bolluk içinde olursa olsun, bağımsızlıktan yoksun bir ulus, uygar insanlık dünyası karşısında uşak olmak konumundan daha yüksek bir muameleye layık olamaz. ”
Bunun üzerine elinde gümüş kırbacı ayağında portakal rengi çizmeleriyle Atatürk, salonda iki sıra halinde dizilmiş oturan grubun arasında, düşünceli ama kararlı bir yüz ifadesiyle gidip gelirken şunları söylemiştir:
"Evet evet... Bu topraklarda düşman çizmesi gezemeyecek ve bu millet esir olmayacak!"