m

Minimalist felsefe

2 üye
Takip
Oysa sadelik dediğimiz eşya, Lüksün ve hatta şatafatın dahi ulaşamadığı Bir şölen olmamalı. " İnzivamız bile çok pahalı, Örtümüz bile hint kumaşı, Orucumuz bile elit, Gardrop, buzdolap kısmet-nasip.. " خ ف ز ي
Minimalist felsefe
Kanser, bütünün organik yasalarına aldırmayan temel bir hücrenin sonsuz sayıda çoğalması demektir. Klonlama olayında da aynı şey vardır.
Sayfa 151·Kitabı okudu
Minimalist felsefe
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Şayet bir gün yollarımız kesişirse, ayışığıyla aydınlanmış bir çam ağacı altında soğuk bir kuzey Carolina gecesinde bana iletilen mesajla ilgili olarak sana öğreteceğim pek çok şey var. Bu mesaj, "hiçbir şey asla olmadığı"nı söylüyordu, bu yüzden endişelenme, her şey bir rüya gibi. Her şey, içsel bir kendinden geçme hali. Biz, düşünen zihinlerimizden dolayı henüz bilmiyoruz. Zihnimizin gerçek özündeyse her şeyin sonsuza dek iyi olduğu biliniyor, sonsuza dek. Gözlerini kapa, ellerinin düşmesine ve sinirlerinin sakinleşmesine izin ver, 3 saniye için nefes almayı bırak, dünyanın ilüzyonu içinde sessizliği dinle; sayısız gezegenin oluşturduğu yumuşak bir bulut olan samanyolunda öğretilen ve unuttuğun dersi hatırlayacaksın. Bir aydınlanma anıydı o. Ben buna altın sonsuzluk diyorum; o mükemmel.. Hiçbir zaman doğmadık, gerçekte asla ölmeyeceğiz. Bunun, farz edilen ben, diğerleri, çoğul başkaları algısıyla bir alakası yok. Ben, sadece bir düşüncedir, ölümlü bir düşünce. Her şeye nakledilen tektir. Zaten bitmiş bir rüyadır. Bunun için korkmaya ya da gurur duymaya da gerek yok. Bunu aylarca dağlara bakmakla öğrendim. Dağların asla bir ifadeleri yoktur, boşluk gibidirler. Boşluğun boş olma halinin hiç parçalanıp yok olacağını düşünebilir misin? Dağlar parçalanır, dökülür; ama zihnin tek ortak doğası, boş ve uyanık aydınlatan sonsuz aydınlanma, uzayın boşluğu asla parçalanarak yok olmaz, çünkü asla doğmadı..
Ayrıntı Orijinal rulo·Kitabı okudu
Minimalist felsefe
Yaşam yazılacak bir şiirdi ve beklemezdi.
Gökyüzü geniş, hayat kısa, hayaller sonsuzken yol özgürlüktü. Yol dostluktu, maceraydı; sonsuz olasılığın toplamı, yaşamın kaynağıydı. Yolun sonunda aşk vardı, söz vardı, ses vardı; başlangıçlar hep şen, hep heyecanlıydı. Hızla giden bir arabanın dikiz aynasına yansıyordu hayatın anlamı, öyle bir şey varsa tabii; tan kızıllığında, gecenin bağrında, bir dostun yanı başında. Hareket halinde olan için ölüm yoktu, tasa yoktu; devinim vardı sadece. Yıldızların altında, hızla giden arabaların arka koltuklarında, kaçak atlanan tren vagonlarında, çadırlarda, barakalarda, uzak diyarlarda yaşam vardı ve yaşam kutsaldı. Yüreklerindeki coşkuyu daracık dünyaya sığdıramayanlar, yollarda şahlandı. Nereye olursa... Kıvrak ve neşeli bir caz melodisi gibi, çılgınlıktı hepsi ve tüm gerçekler, hızla giden bir aracın tekerleklerini öpen asfalt misali önlerine seriliverdi. Yaşam yazılacak bir şiirdi ve beklemezdi.
Ayrıntı Orijinal rulo·Kitabı okudu
Minimalist felsefe
Yalnız kalmaya, bilgelik kazanmaya çalışıyordum. Yaşamın keyfini tam kalbinden yakalamaya uğraşıyordum. Bu durum beni yangın gözcülüğüne sürükledi. Doğa koşulları altında, tamamen yalnız başıma, ormanın tam ortasında altmış üç gün ve gece, sonsuza dek ıssız kalmaya mahkum bir dağda sonsuzluğu aradım. Kayalara ve ağaçlara hiçliğin anlamını sordum zaman zaman. Yanıt boşlukta kükreyen kocaman bir sessizlikti. Yıldızları o kadar uzun zaman izledim ki onların birer sözcük olduğunu düşünüyorum artık. Bedenim dünyanın hangi ücra köşesine kavrulursa kavrulsun doğanın hüküm sürdüğü bu evrende her şey beynimin içinde olup bitiyor. Kafamın içindeki önyargılardan kurtuluyorum ve yaşamı olduğu gibi seviyorum.
Ayrıntı Orijinal rulo·Kitabı okudu
Minimalist felsefe