O zaman uyandı zihnim, aydınlandı zafere giden yol gözlerimin önünde. Sadece kaba güçle kazanılmazdı savaş. Zekâ çok daha üstündü kaba güçten ve öfkeden. Bitireceksem bu savaşı dostlarımı çoğaltmalı, düşmanlarımı azaltmalıydım. Ve bir kez daha hatırladım yaptığım iyilikleri. Bir kez daha sığındım merhametin ferasetine.
İnsanlarla uğraşmayın yüce Zeus, tekin değil bu yaratıklar. Belki de sizden önce, yani Hera'dan, Poseidon'dan, Hades'ten, yani tüm tanrılardan, belki de bizden önce, yani Kronos'tan Rheia'dan, Gaia'dan, Uranos'tan, yani tüm titanlardan önce, onlar vardı. Belki de bütün şanlı titanlar, görkemli devler ve siz kudretli tanrılar, yani bütün ölümsüz varlıklar, insan denen o ölümlü varlığın hayalleriyiz. Belki de bizi yaratan onların zihinleridir, akıllarıdır, rüyalarıdır. Belki de onların inancı olmasa biz olmayız, belki de onların duaları olmasa gücümüzü kaybederiz. Küçümsemeyin onları yüce Zeus, gizemli bir yan var bu insan denen mahlukta, karanlık bir taraf.
Çocuklarından nefret edenler sonsuza kadar nefretle anılacaktır. İster ölümlü olsun, ister ölümsüz, kendi soyuna ihanet edenler, ihanetin en korkuncuyla cezalandırılacaktır.
Çünkü insan denen mahlukun en önemli niteliklerinden biri unutmaktı. İyiliği de kötülüğü de, acıyı da mutluluğu da, korkuyu da sevinci de unuturlardı. O yüzden aynı hataları tekrarlarlardı. Evet, işte böylesine aptal bir canlıydı insan, fakat aynı zamanda bizim Hera kadar kurnazdı. Tanrılarla kapışmayı göze alamayınca Prometheus gibi saf titanları kullanmaya kalkacak kadar da cüretkâr.