m

Mülteci

4 üye
Takip
Darbe sonrası lngiltere'ye gelen ilk "Şilili" mülteci ailesi bizdik galiba.
Sayfa 313·Kitabı okudu
Mülteci
Mülteci seli daha yeni başlıyordu; çoğunluk hala Santiago'daki yabancı konsoloslukları dolduruyor, vize bekliyordu.
Sayfa 9·Kitabı okudu
Mülteci
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Ne de olsa mülteci sadece evini değil, yola çıktığı gün kendini de terk eder. Çünkü o kadar acıdan sonra, yola çıkanla hedefe varan aynı kişi olmaz.
Sayfa 17·Kitabı okudu
Mülteci
Sene bilmem kaç
Bülent ve karısı dışında arkadaşımız yok. Yani yalnız ya­şıyoruz. Bülentler sonunda Türkiye'ye dönmekten vazgeçti­ler. Mültecilik konusu onu öyle sardı ki ömrünü Stockholm Üniversitesi'nde bu konudaki çalışmalara adamaya karar verdi. Ona göre dünyanın geleceği bu. Açlık çeken ülkeler­den insanlar sallara, köhne motorlara binecek ve Avrupa kı­yılarını zorlayacaklar. Afrika ve Asya kıtalarının insanları, Avrupa'ya, Amerika'ya akacak. Bir süre sonra kimse başa çı­kamayacak bu göçle. Buna gerçekten inanıyor ama artık böy­le şeyler benim umurumda değil.
Sayfa 196·Kitabı okudu
Mülteci
Siyasi Mülteciler
70'li yıllarda politik sürgünlerin durumu daha iyiymiş: Avrupalılar el üstünde tutmuş bu insanları. Çünkü kendi ül­kelerinde demokrasi mücadelesi vermiş, acı çekmiş, işkence görmüş insanlar olarak karşılanmışlar; ama sonra sayıları o kadar artmış ve içine girdikleri topluma o kadar uyumsuz­luk göstermişler ki çevrelerinde yavaş yavaş bir nefret çembe­ri oluşmaya başlamış. lsveçliler bu insanlara bir şey yapmıyor, hiçbir kötü dav­ranışta bulunmuyor ama içlerine de almıyorlar. Bu insanlar "kara kafalı", kavgacı, kirli yabancılar olarak algılanıyor. ls­veçli kızların bakışlarından okuyorlar bunu, otobüste karşıla­rında oturan yaşlı kadının, metrodaki gencin tavrından an­lıyorlar. Yoklar sanki. Gözler onları geçip uzaklara bakıyor, hiçbir ilişki kurulmuyor.
Sayfa 125·Kitabı okudu
Mülteci
Türkiye'de yaşasaydı aynı şeyi diyebilir miydi acaba
Güzelliğin politikası, misafirperverlik politikasıdır. Yabancı düşmanlığı nefrettir ve çirkindir. Evrensel aklın yokluğunun bir ifadesi, toplumun halen barışmamış, uzlaşmamış olduğunun bir göstergesidir. Bir toplumun medeniyet derecesi, misafirperverliğiyle, evet onun dostaneliğiyle ölçülür. Barış uzlaşma, dostanelik demektir.
Sayfa 25·Kitabı okudu
Mülteci