"Afrika'dan gelenler önce mutlaka İran'a getirilirler" diyordu. "Afganistan, Pakistan gibi ülkelerden savaştan kaçanlar da İran üstünden gelir. Buradaki patron İran'dakilerle
görüşür. Bir göçmen grubunu alıp günlerce yürüyerek dağlardan aşırıp sınıra getirirler. Bazen güvenlik yakalar grubu. Herkes bir yana kaçar, dağlarda kaybolurlar.
Çoğu da kurtlara yem olur ya da soğuktan donarak ölür.
Sınırı aşabilenleri Türk patronunun adamlarına teslim ederler, onlar da herkesi şok evleri denilen, herkesin bir arada kaldığı
büyük evlere koyarlar. Eğer şansları varsa sıcak yemek verilir.
Orada ne kadar bekleyecekleri belli olmaz. Sonra alırlar bunları kıyıya bize getirirler. Çok büyük, uluslararası bir iş bu.
Büyük para dönüyor."
Mülteciler hakkında konuşmak farz oldu artık. Suriyeliler yetmiyormuş gibi bir de Afganlar çıktı başımıza. Ülkemizin ve Suriyelilerin tacizcileri yetmiyordu, sıra onlarda biraz da onlar taciz etsin ama değil mi? Sanki çok iyi bir durumdaymışız gibi neden sürekli yardım peşindeyiz. 6 milyon oy aman! mülteci geliyor, peki daha kendi halkımız açken ve bir çoğu ev bulamazken onlar nerede barınacak? Diğer ülkeler kabul etmezken biz neden ediyoruz? Gerçekten amaçları ne çok merak ediyorum. Ülke b0k yoluna giderken o yokuşu biraz daha dikleştirmekten başka bir şey yapılmıyor. Biraz da ülkeyi nasıl daha iyi hale getirebiliriz diye düşünmek yerine bize faydası olmayacak ülkelere yaranmaya çalışıyoruz. Rezil bir durumdayız.