Japon ve Rus sineması, Batı karşısında kendi Doğulu geleneklerine radikal biçimde sahip çıkarak, bundan olağanüstü etkili ve özgün bir sanatsal anlatım tekniği kurmayı başarmıştır.
Öldüğümüz zaman bir başka yok olma süreci başlar yalnızca, parça parça yok olur, giderek salt gecenin karanlığında hep daha derine gömülürüz. Bizi sevenler de ölürler, görüntülerimizin yarı yarıya saklı kaldığı tüm insanların kafaları dağılıp gider ve yine toprak olur, bize ait ne varsa her yana dağılır ve ufalanır, artık kimsenin tanımadığı resimlerimiz silikleşir sonra adımız unutulur ve bizim kuşağımız da devrini tamamlayıp geçer...
Başımı almış giderken bir daha hiç bir şeye bakmıyorum artık, benliğimin derininde üzücü ve saltık, giderilmesi olanaksız, tatsız yalnızca sızlayan bir umutsuzluğun acısını çekiyorum.
“İnsan onun geçmişini , sizden önce başkalarına verilmiş her şeyi kıskanıyor. İçinde bulunulan zaman yetmiyor; bütün geçmiş de, bütün gelecek de buna katılsın isteniyor.”
Sayfa 125 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu