Refik Halit, o unuttuğunuz, hiç hatırlamadığınız, sürgünlerde hayatını perişan edip sonra da bir kenara attığınız, dilinizin büyük ustası, bir hikayesinde, eve gelen haciz memurlarının, evde buldukları bir piyanoya nasıl vahşi bir hınçla çivi çaktıklarını anlatıyordu.
Siz de piyanolarınıza çivi çakıyorsunuz.
Refik Halit'i okumayarak çakıyorsunuz. Dede Efendiyi dinlemeyerek çakıyorsunuz, Ahmet Haşim'in dizelerini unutarak çakıyorsunuz.