Garson:
- Efendim,sizleri burada görmek büyük mutluluk!
Cemal Süreya:
- Kim istemez ki mutlu olmayı? Ama mutsuzluğa da var mısın?
Garson:
- Anlamadım efendim?
Can Yücel:
- Geldiğin kadar değil, göründüğün kadar mutlusun ve sakın unutma; gittiğin kadar değil,hak ettiğin kadar unutulursun…
Garson:
-Anlıyorum efendim…Neyse, ne alırdınız?
Nilgün Marmara:
- Sen ne getirdin bana çocukluğundan?
Garson:
- Çocukluğumdan mı? Siz ne isterseniz mutfaktan onu getireceğim işte.
Edip Cansever:
- Bu aralar ellerim hep üşür benim. Doktor ‘kansızlık’ der, ben ‘sensizlik’ derim.
Nilgün Marmara:
- Üşümüşüm, düşlerimin üzeri açıktı.
Garson :
- Ekrem klimayı aç oradan, çattık ya!