Varlığını sistemle uzlaşmaya ve karşı olduğu tüm ahlaki zaafları yaşatmaya adayan muhafazakar demokrat kimliği bugün ağır bir yenilgi yaşadı. Karizmatik lider kültü de cepler boşalınca, garibanın evine ekmek girmeyince tarumar oldu. Kemalist temayülün sonucu olarak seçmen kemalizmin hakiki temsilcilerine yöneldi. Bir şeyin asıl sahibi varken ikinci sınıf taklidini kim neden tercih etsin ki?
Ama bu tokadı Gazze meselesine yahut doğrudan İslami duyarlılıkların yıpratılmasına yormamak lazım. Halkın aklı gözündedir ve siz iktidar olarak bu gözün merceğini nereye sabitlemesi gerektiğine dair bir proje, istikamet sunamaz ve bunda başarılı olamazsanız hayatın genelgeçer havası her ferdi damgalar kolaylıkla. Bu damgalamadan da sistemin en işine yarar, en çok aparat olmaya müsait partiler faydalanır. Nitekim faydalandı.
Türkiye'de işler uzunca bir müddettir geçiştirilerek ele alınmakta. Zaten iki binli yıllara gelindiğinde iflasın son eşiğindeydi sistem. Muhafazakarlar sistemin ihtiyacı olan kan takviyesini yaptı. Yüklendikleri emaneti(?) dönüştürmek adına bir uğraşa girmediler ve şimdi belleri çatırdadı. Müslümanların kendi asli gündemlerini oluşturmaları ve ahlaki kaideleri tavizsiz olarak dile getirmelerinden, buna tâbi olmalarından başka bir çıkar yol yok. Çünkü İslam zahirde parıldamak ister, çünkü temsiliyle ortaya koyamadığınız şeyin tebliğini yapamazsanız.