t

Tarihçiler

2 üye
Takip
NECİP FAZIL ve İDEÂL TARİHÇİ...
(...) Necip Fazıl Kısakürek, tarih yazımının tabiatına ilişkin değerlendirmesini müşahhaslaştırmak amacıyla, tarihçileri üç düzeyde sınıflandırır ve böylece kendi metodunun sınırlarını da görünür kılar. İdeal tarihçiyi, vak'âların yüzeyinde değil derin anlamında dolaşan, tarihî vakıaları bir fikir bütünlüğüne bağlayan, sanatkâr duyarlılığını düşünür titizliğiyle birleştiren kişi olarak tanımlar. İkinci tip tarihçi daha ölçülü, daha akademiktir. Olayları analiz eder, sentezler, genel bir çerçeveye oturtur. Necip Fazıl onu saygıyla anar; fakat sınırlı bulur. Çünkü bu tarihçi kendi uzmanlık alanını aşamaz, olayların ardındaki büyük fikrî bütünlüğü yakalayamaz. Necip Fazıl’a göre bu tarihçinin en temel kısıtlılığı, "mevzuuyla kayıtlı mahallî idrâk" sahibi olmasıdır. Yâni, sadece kendi uzmanlık alanının sınırları içinde kalır, olayları daha geniş bir felsefi veya "hikmet" çerçevesine oturtamaz. Büyük düşünce hamlesine sahip değildir ama işini düzgün yapan bir bilim insanıdır. Necip Fazıl’ın en zayıf bulduğu, en çok eleştirdiği ve en alt basamağa yerleştirdiği tarihçi tipi ise sadece belgelere bakan, olayları olduğu gibi aktarmaya çalışan, hiçbir yorum ve fikir üretmeyen kişidir. Bu yaklaşımın sahibi, tarih için sadece "malzeme ve ham madde" toplar ve olayların yorumlanmasıyla ilgilenmez. Necip Fazıl onu “kuru müşahedeci”, “düpedüz fotoğrafçı”, “dış hakikate takılıp kalmış yavan akıl” gibi ifadelerle niteler. Bu tarihçi, ona göre, ham malzeme toplar ama yapı kuramaz; olayları sıralar ama anlamlandıramaz... -REHA KANSU, "Necip Fazıl Tarihi Nasıl Yorumluyor?", besincidevre.org, 15 Mart 2026-
Tarihçiler
Üzerimde çok emeği olan değerli hocam Prof. Dr. Ahmet Taşağıl, kıymetli dostum Arkeolog Adil Yılmaz ve son derece özel olan "Geçmişten Bugüne Bozkırdan Esintiler: Kağanlar, Tiginler, Konçuylar" sergisini hazırlayan Prof. Dr. Tilla Deniz Baykuzu hocam ile bir anımız.
Tarihçiler
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Gerçekte yaşananlar ile tarih tasvirleri arasındaki, şu anda anlaşılması zor gelen, garip çelişkinin nedeni bu olayları kaleme alan tarihçilerin, olayların tarihini değil çeşitli generallerin güzel duygu ve sözlerinin tarihini yazmış olmalarıdır. Miloradoviç'in sözleri, şu ya da bu generalin aldığı madalyalar ve varsayımları onlara çok eğlenceli geliyor; hastanelerde ve mezarlarda yatan elli bin kişi onları ilgilendirmiyor çünkü inceleme alanlarına girmiyor.
Sayfa 681·Kitabı okudu
Tarihçiler